Kur’an’la Geç Buluşan Bir Kalbin Tanıklığı
Çocukluk ve gençlik dönemlerimde dinî eğitimim genellikle hadis kitapları etrafında şekillendi. Buhari’nin hadis kitabını baştan sona okumuş olmama rağmen, Kur’an’ın mealini okumak gibi bir alışkanlığımız yoktu. O dönemlerde Kur’an, anlamı düşünülmeden okunur; ardından da ölülerimize hediye edilirdi. Bu durum toplumda yaygın bir anlayıştı ve kimse Kur’an’ı, yaşayanlara hitap eden bir rehber olarak görmüyordu.