12 Eylül 2026

ALLAH’IN YETERLİLİĞİ VE KULUNA OLAN YARDIMI

İnsan hayatında zaman zaman öyle sıkıntılar yaşanır ki kendisini çaresiz, yalnız ve güçsüz hissedebilir. Böyle anlarda insanın ilk olarak nereye yöneldiği, aslında neye güvendiğini de gösterir. Kur’an’ın ortaya koyduğu temel gerçeklerden biri şudur: Allah kuluna yeterlidir. İnsan bütün kapıların kapandığını düşündüğü anda bile Rabb’inin kapısının kapandığını düşünmemelidir. Çünkü Allah yalnızca varlığı kabul edilen bir ilah değil, kulunun güvenip dayanabileceği yegâne mutlak güçtür.

11 Eylül 2026

DUA VE KALP DÜZELTME – Özet

Dua, kalpleri düzeltmek için yapılan bir ibadettir. Bu düzeltme, mecazi anlamda, yönü bozuk kalplerin gerçeğe dönüşünü ifade eder (Bakara, 2:10). Ancak sadece dua etmek yeterli değildir. Fatiha Suresi’nin 5. ayetinde, “İyyake nabudü ve iyyake nestain” ifadesiyle, “yalnız sana ibadet eder, yalnız senden yardım isteriz” denilmektedir. Bu ayeti her gün namazlarımızda tekrar ederiz. Öncelikle Allah’a olan sorumluluklarımızı yerine getirmeli, ardından yardım dilemeliyiz. Aksi takdirde, yaptığımız duaların pek bir anlamı kalmaz.

11 Eylül 2026

DUA VE KALBİN DÜZELMESİ

Dua, insanın Rabb’ine yönelmesidir. İnsan dua ederken yalnızca bir isteğini dile getirmez; kendi gücünün sınırlı olduğunu, hayatın bütününü kontrol edemediğini ve gerçek anlamda yardımın Allah’tan geldiğini kabul eder. Bu yönüyle dua, insanın Allah karşısındaki konumunu fark etmesini sağlayan önemli bir kulluk biçimidir. Fakat dua, zaman içinde yalnızca bir dileğin gerçekleşmesi veya bir sıkıntının ortadan kalkması için söylenen sözlere indirgenmiştir. Özellikle hastalık, maddi sıkıntı, iş, evlilik veya başka bir beklenti söz konusu olduğunda dua, sanki istenilen sonuca ulaşmanın özel bir yolu gibi görülmeye başlanmıştır. Oysa Kur’an’ın ortaya koyduğu çerçevede dua, insanın hayatından bağımsız bir talep mekanizması değildir.

9 Eylül 2026

MEAL OKUMAK NEDEN TEHLİKELİ GÖSTERİLİYOR? – Özet

“Meal okumayın, imanınız sarsılır” anlayışı Kur’an’ın mesajıyla bağdaşmaz. Allah, ayetleri okunan müminlerin imanlarının arttığını bildirir. (Enfâl, 8/2) Kur’an’ın amacı yalnızca Arapça okunması değil, anlaşılması ve hayatımıza rehber olmasıdır. Allah, Kur’an’ı “anlayasınız diye” Arapça indirdiğini bildirir. (Zuhruf, 43/3) Arapça bilmeyen insan için kendi dilindeki meal, Kur’an’ın mesajını anlamaya ulaşmanın önemli bir aracıdır.

9 Eylül 2026

MEAL OKUMAK NEDEN TEHLİKELİ GÖSTERİLİYOR?

“Meal okumayın, imanınız sarsılır” anlayışını sık sık duyuyoruz. Hatta bazı çevrelerde insanlara Kur’an’ın mealini okumamaları, yalnızca Arapça metni okumaları veya Kur’an’ı mutlaka bir din görevlisinin açıklamasıyla anlamaları gerektiği söyleniyor. Peki gerçekten meal okumak insanın imanını sarsar mı? Allah’ın kitabını kendi dilinde anlamaya çalışmak neden tehlikeli olsun?

8 Eylül 2026

DÜNYA HAYATINDAKİ ADALETİ VE İMTİHAN KAVRAMI

Dünya hayatı, insanlara verilen bir imtihan alanıdır. Bu imtihan, insanların inançları, davranışları ve seçimleri üzerinden şekillenir. Kur’an-ı Kerim’de, Allah’ın dünya hayatında iman edenlere ve inkar edenlere müdahale etmediği, bunun yerine her bireyin kendi iradesiyle seçim yapmasına izin verdiği vurgulanmaktadır. Bu bağlamda, Allah’ın adaletinin ve hikmetinin derinliğini anlamak için bazı ayetlere göz atmamız gerekmektedir.