27 Ekim 2026

DUA

ALLAH’IM! İNSANLARIMIZA HAKİKATİ ARAYAN AKIL, DOĞRUYU YANLIŞTAN AYIRAN BİLİNÇ VE BİLDİĞİNİ YAŞAMA İRADESİ VER. ÂLİMLERİMİZE SORUMLULUK, GENÇLERİMİZE SAĞLAM KARAKTER, YAŞLILARIMIZA FARKINDALIK, KADINLARIMIZA VE ERKEKLERİMİZE BİLİNÇ VE ERDEM NASİP ET. ÖĞRETENLERİMİZE HİKMET, ARAŞTIRANLARIMIZA DOĞRU HEDEF, YAZANLARIMIZA GÜVEN, SANATÇILARIMIZA DUYARLILIK, HAKİKATİ ANLATANLARA CESARET VE KARARLILIK BAHŞET. UYUYAN GÖNÜLLERİ UYANDIR, UYANANLARA İRADE VER. SUSKUNLARA HAKİKATİ SÖYLEME CESARETİ, KENDİNİ BEĞENMİŞLERE İNSAF, ÖFKESİNE YENİLENLERE EDEP, AYRILIĞA DÜŞENLERE BİRLİK NASİP ET. […]

27 Ekim 2026

KUR’AN’A GÖRE HİKMET NEDİR?

Hikmet, dinî konuşmalarda sıkça kullanılan, fakat anlamı üzerinde yeterince düşünülmeyen kavramlardan biridir. Bir insanın söylediği söze, yaptığı yoruma veya verdiği karara hikmet denildiğinde genellikle onun derin bir bilgiye sahip olduğu düşünülür. Dinî alanda ise hikmet kavramı çoğu zaman hadis ve sünnetle ilişkilendirilir. Hatta bazı anlayışlarda hikmetin doğrudan hadis ve sünnet anlamına geldiği kabul edilir. Peki, Kur’an bu konuda ne söylüyor? Hikmet gerçekten hadis ve sünnet midir, yoksa Allah’ın insana kazandırdığı başka bir anlamı mı vardır?

25 Ekim 2026

TARİKATLARIN GÜCÜ, MEDYANIN SESSİZLİĞİ VE SİYASETİN HESABI — Özet

Bir toplumda din adına ortaya çıkan yapıların güç kazanması tek başına sorun değildir. Asıl sorun, bu gücün hangi anlayış üzerine kurulduğu, nasıl kullanıldığı ve zamanla kendisini denetimden uzak tutabilecek bir konuma ulaşıp ulaşmadığıdır. Dinî bağlılıkla başlayan bir ilişki, sorgulanamaz bir otoriteye dönüştüğünde mesele artık yalnızca inanç alanında kalmaz; insanların düşünme özgürlüğünü, ekonomik tercihlerini, toplumsal ilişkilerini ve siyasi tutumlarını da etkileyebilir. Bu nedenle tarikatlar meselesini yalnızca dinî bir tercih olarak değil, dinî otoritenin nasıl güç ürettiği ve bu gücün kim tarafından denetlendiği sorusu üzerinden ele almak gerekir.

25 Ekim 2026

TARİKATLARIN GÜCÜ, MEDYANIN SESSİZLİĞİ VE SİYASETİN HESABI

Dinî Bağlılıktan Ekonomik ve Siyasi Güce
Türkiye’de bazı tarikatlar, zaman içinde yalnızca dinî ve manevi faaliyetler yürüten topluluklar olmaktan çıkarak geniş insan kitlelerini etkileyebilen, ekonomik kaynaklara ulaşabilen ve siyasi çevrelerle ilişki kurabilen yapılara dönüşmüştür. Bu gelişme, üzerinde dikkatle durulması gereken önemli bir soruyu beraberinde getiriyor: Din adına oluşan bir güç, hangi noktada insanların inançlarına hizmet etmekten çıkarak kendi varlığını ve çıkarlarını koruyan bir otoriteye dönüşür?

25 Ekim 2026

SÜNNET UYGULAMASI: MÜKEMMEL YARATANIN TASARIMINA MÜDAHALE Mİ?

İnsanın Yaratılışındaki Güzellik ve Denge
İnsan, dünyaya geldiğinde kendi bedenini seçerek gelmez. Gözlerini, kulaklarını, ellerini, ayaklarını, cinsel organlarını ve diğer bütün uzuvlarını kendisi oluşturmaz. Bütün bunlar, Allah’ın yaratmasıyla meydana gelir. İnsan, doğumuyla birlikte kendisine verilen bu bedenin sahibi gibi görünse de yaratılışının kaynağı kendisi değildir. Öyleyse insanın bedeniyle ilgili dinî bir hüküm ileri sürüldüğünde, öncelikle şu soruyu sorması gerekmez mi: Allah bu konuda ne buyurmuştur?