29 Mayıs 2026

Kurban Nedir? Kesmek mi, Yakınlaşmak mı?

Kurban denildiğinde insanların zihninde genellikle bayram günlerinde kesilen hayvanlar canlanır. Oysa Kur’an’ın kullandığı kavramlara biraz daha dikkatle bakıldığında, meselenin bundan çok daha geniş olduğu görülür. Çünkü “kurban” kelimesinin kökü, Arapçada “yakın olmak”, “yaklaşmak”, “yakınlaşmak” anlamlarını taşır. Kurban, insanı Allah’a yaklaştıran her türlü samimi yönelişi ifade eder.

28 Mayıs 2026

KUR’AN’A GÖRE ZİKİR: YAŞAYAN BİR BİLİNÇ – Özet

Kur’an-ı Kerim’e göre zikir; geleneksel algıdaki gibi sadece belirli kelimelerin dille ve ritmik olarak tekrarlandığı bir ritüel değil, insanın tüm hayatını kapsayan dinamik bir uyanış, farkındalık ve hatırlama eylemidir. İnsanın dünyevi telaşlar içinde varoluş amacını unutmasına karşı kalbini ve zihnini her an Yaratıcısıyla bağ içinde tutmasıdır.

28 Mayıs 2026

KUR’AN’A GÖRE ZİKİR: YAŞAYAN BİR BİLİNÇ

Zikir denildiğinde zihninde canlanan ilk görüntüyü bir düşün. Muhtemelen bir köşeye çekilmiş, elinde tespihle belirli kelimeleri ardı ardına tekrarlayan bir insan modeli canlanıyor gözünün önünde. Yüzyıllardır bize öğretilen, zikrin sadece dille yapılan ritmik bir pratik olduğuydu. Peki, hayatı inşa eden ve insanı sürekli uyanık tutmayı hedefleyen Kur’an, zikre gerçekten sadece bu pencereden mi bakıyor? Kendini hiç anlamadığın bir dilde, ne anlama geldiğini bilmediğin kelimeleri tekrarlarken bulduğun oldu mu? İşte tam bu noktada Kur’an, ezberleri bozan ve insanı derinden sarsan bir zikir tanımıyla karşımıza çıkıyor. Kelime anlamı hatırlamak, anmak ve öğüt almak olan zikir, aslında baştan ayağa bir uyanış ve farkındalık eylemidir.

28 Mayıs 2026

ŞEYTAN KİMDİR NASIL BİR VARLIKTIR – Özet

Kur’an’a baktığımızda “şeytan” kelimesinin sandığımız gibi ateşten yaratılmış, insanların çevresinde dolaşan görünmez bir varlık olmadığını görüyoruz. Kur’an şeytanı bir tür metafizik canavar olarak anlatmaz; tam tersine, yanlışta ısrar eden, hileye meyilli, ikiyüzlülüğe yatkın insan tipini adlandırmak için kullanır. Yani şeytan, insanın içindeki bir sıfatın adıdır. Kötülüğü teklif eden İblis ayrıdır; bu teklifi içselleştirip karakter haline getiren insana Kur’an “şeytan” der.

26 Mayıs 2026

Kur’an’da Cennet ve Cehennem Anlayışı

Kur’an’ın cennet ve cehennem tasvirlerinde dikkat çeken en önemli noktalardan biri, bu iki gerçeğin yalnızca ahiret âlemiyle sınırlı tutulmamasıdır. Mesela Zümer 22’de Allah, kalbi İslam’a açılan kimseyi “göğsünü İslam’a açtığı ve Rabbinden bir nur üzere kıldığı kimse” olarak tanımlar. Bu nur hâli aslında cennetin başlangıcıdır. Huzur, güven, iç genişliği… Bunlar sadece ahirette verilecek nimetler değil; insanın Allah’a yöneldikçe dünyada tattığı cennet kokularıdır. Aynı şekilde kalbi katılaşan, merhameti sönen, hakikati duymaz hale gelen kişi de bu dünyada cehennemin ilk adımlarını atmış olur. Yani Kur’an’da cennet ve cehennem hem mekân hem de hâl olarak anlatılır. Bu ikili anlatım, insanın hem ahlaki hem ruhsal hem de toplumsal hayatını şekillendirmek içindir.

26 Mayıs 2026

İSLAM’DA ÇOK EVLİLİK: RUHSATIN SINIRI, ADALETİN ESASI

Kur’an’ın çok evlilik konusuna yaklaşımı çoğu insanın düşündüğünden çok daha dikkatli ve sınırlayıcıdır. Bu konu, ne bir emir olarak sunulur ne de erkeklerin doğal bir hakkı gibi kabul edilir. Kur’an’ın Nisa 3. ayetinde bunun “mutlak bir tercih özgürlüğü” değil, toplumsal bir yarayı iyileştirmek için verilen geçici bir ruhsat olduğunu açıkça görürüz. Ayet şöyle der: