7 Eylül 2026

ALLAH’IN EMİRLERİ VE MEZHEPLERİN UYGULAMALARI – Özet

Din konusunda temel ölçü, helal ve haram belirleme yetkisinin Allah’a ait olduğunu bilmektir. Kur’an’da Rabb’imiz hangi şeyleri haram kıldığını açıkça bildirmiş ve Allah’ın helal kıldığı şeylerin insanlar tarafından keyfî biçimde haramlaştırılmaması gerektiğini vurgulamıştır. “Dillerinizin yalan yere nitelendirmesiyle ‘Şu helaldir, şu haramdır’ demeyin. Çünkü Allah’a karşı yalan uydurmuş olursunuz.” (Nahl, 16/116) Bu nedenle bir insanın kişisel tercihi, toplumun alışkanlığı veya bir âlimin görüşü ile Allah’ın kesin hükmünü birbirinden ayırmak gerekir.

7 Eylül 2026

ALLAH’IN EMİRLERİ VE MEZHEPLERİN UYGULAMALARI

Din konusunda üzerinde düşünmemiz gereken en temel sorulardan biri şudur: Bir şeyin helal veya haram olduğuna kim karar verir? Cevap açıktır: Helali ve haramı belirleme yetkisi Allah’a aittir. Ancak bu noktada önemli bir ayrım yapmak gerekir. Tarih boyunca Müslümanlar, Allah’ın kitabını anlamak ve karşılaştıkları yeni meseleleri çözmek amacıyla çeşitli yorumlar geliştirmişlerdir. Mezhepler de büyük ölçüde bu çabanın sonucunda ortaya çıkan fıkhî düşünce ekolleridir. Dolayısıyla mezheplerin varlığını, insanların dini anlama gayretinin tarihsel bir sonucu olarak değerlendirmek mümkündür. Asıl tartışılması gereken konu, bu insanî yorumların Allah’ın değişmez ve kesin hükümleriyle aynı seviyeye çıkarılıp çıkarılmadığıdır.

7 Eylül 2026

KUR’AN’A GÖRE KİMLER CEHENNEME GİRECEK?

Cehennem konusu konuşulduğunda insanların zihninde çoğu zaman şu soru oluşur: Kimler cehenneme girecek? Bu sorunun cevabını insanların yorumlarında, geleneksel kabullerde veya birbirini kolayca cehennemlik ilan eden anlayışlarda değil, doğrudan Kur’an’da aramak gerekir. Çünkü kimin bağışlanacağını ve kimin cezalandırılacağını nihai olarak yalnız Rabb’imiz bilir. Bize düşen ise başkaları hakkında hüküm vermek değil, Kur’an’ın yaptığı uyarıları okuyarak önce kendimize bakmaktır.

6 Eylül 2026

AHLÂK NEREDE? – ÖZET

Kur’an’ın ortaya koyduğu anlayışta ibadetler, insanın yaptığı kötülükleri otomatik olarak silen birer “günah temizleme aracı” değildir. İnsan, yaptığı her davranışın karşılığını göreceğini bilmelidir: “Kim zerre kadar hayır yapmışsa onu görür. Kim de zerre kadar kötülük yapmışsa onu görür.” (Zilzâl, 99/7-8)

6 Eylül 2026

DİNİMİZ: ÖTENAZİ VE KÜRTAJ – ÖZET

İnsan, hayatını kendi iradesiyle yaratmadığı gibi ölüm üzerinde de mutlak bir yetkiye sahip değildir. Kur’an’ın ortaya koyduğu anlayışa göre hayat, Rabb’imizin verdiği bir emanettir. Bu nedenle insanın “Bu benim hayatım, istediğim zaman sona erdiririm” düşüncesi, Kur’an’ın hayat anlayışıyla bağdaşmaz. İnsan hayatın sahibi değil, kendisine verilen ömrün emanetçisidir.

6 Eylül 2026

DİNİMİZ: ÖTENAZİ VE KÜRTAJ

İnsan, dünyaya kendi isteğiyle gelmediği gibi ne zaman ve nasıl öleceğine de mutlak anlamda kendisi karar veren bir varlık değildir. Hayat da ölüm de insanın kendi mülkü değildir. İnsan, kendisine verilmiş bir bedenin ve ömrün sahibinden çok emanetçisidir. Bu sebeple insan hayatı üzerinde konuşurken önce şu temel gerçeği anlamamız gerekir: Hayat, insanın ürettiği, dilediğinde başlatıp dilediğinde sona erdirebileceği bir şey değildir. Hayat, Rabb’imizin verdiği bir emanettir.