Ay: Şubat 2026

12 Şubat 2026

Doğa ve Evrendeki Deliller

Bir insanın hayatında bazı anlar vardır; durur, susar ve sadece bakar. Gökyüzüne… Deniz ufkuna… Ya da bir çocuğun yüzüne. O anlarda içimizde tarif edemediğimiz bir duygu uyanır. İşte Kur’an tam da o duyguya seslenir. “Bak” der. “Gör” der. “Düşün” der. Çünkü evren sıradan bir dekor değil, ilahi bir hitaptır.

11 Şubat 2026

Allah’ın sözü varken başka bir kaynağa ihtiyaç var mı?

Bu soru basit gibi görünür ama aslında din anlayışımızın tam merkezine oturur. Vereceğimiz cevap; ibadet anlayışımızı, ahlak ölçümüzü, kime bağlanacağımızı, kimin sözüne “din” diyeceğimizi belirler.

Allah’ın sözü varken başka bir kaynağa ihtiyaç var mı?

10 Şubat 2026

İhtilaf ve Zulüm: Helâkın İkiz Kardeşi

Kur’an’daki helâk anlatılarında ihtilaf kelimesi sık sık karşımıza çıkar. Ama bu ihtilaf, bugün anladığımız anlamda “farklı düşünmek” değildir. Kur’an’daki ihtilaf, hakikatin parçalanmasıdır. İnsanların kendi hevalarını hakikat yerine koymasıdır.

9 Şubat 2026

Vahiy ile Bağın Kopması: Asıl Felaket

Kur’an’da anlatılan bütün helâk kıssalarının ortak paydası şudur: Vahiy ile bağın kopması. Ne tufan, ne deprem, ne kasırga… Bunların hiçbiri asıl sebep değildir. Bunlar, çökmüş bir yapının görünen son sahnesidir. Asıl çöküş, vahyin rehberliğinin terk edilmesiyle başlar.

8 Şubat 2026

Topluma Göre Elçi Gönderilmesi: İlahi Hikmetin İnsanla Buluştuğu Yer

Kur’an’ı gerçekten dikkatle okuduğunda şunu fark ediyorsun: Allah insanı tanıyor. Hem de bizim kendimizi tanıdığımızdan çok daha iyi tanıyor. Zayıflıklarımızı, korkularımızı, alışkanlıklarımızı, direnç noktalarımızı… İşte bu yüzden Allah’ın rehberliği soyut değil; tam aksine, hayatın tam ortasında, insanın gündelik gerçekliğinin içinde şekilleniyor.

8 Şubat 2026

Kur’an’ı Terk Etmek: Tarihten Günümüze Aynı Hata

Allah katında din tektir ve o da İslam’dır. Bu din, tarih boyunca Nebi Musa’ya, Nebi İsa’ya ve Nebi Muhammed’e gönderilen vahyin ortak adıdır. Değişen nebiler ve toplumlar olsa da değişmeyen tek şey, Allah’a teslimiyet çağrısıdır. Ancak insan, her dönemde bu sadeliği bozmuş; Allah’ın indirdiği kitabın önüne kendi sözlerini, geleneklerini ve otoritelerini koymuştur.