Ay: Şubat 2026

26 Şubat 2026

Diriliş Günü Üzülmeyecekler – Özlü Ama Derin Bir Özet

Kur’an’ın diriliş günü tasviri korku merkezli değil, adalet ve huzur merkezlidir. O gün herkes için aynı olmayacaktır. Kimileri için yüzleşme ve pişmanlık günü olurken, kimileri için korkunun ve hüznün tamamen kaldırıldığı bir güven günü olacaktır. Kur’an, özellikle iman eden ve salih amel işleyenler için şu müjdeyi verir:

25 Şubat 2026

Şakku’l Kamer: Ay mı Yarılmıştı, Yoksa Zihinler mi?

Mekke… Boykot yılları… Şibu Ebu Talip’in dar geçitlerinde sıkışmış bir hayat. Risaletin sekizinci yılı olduğu söylenen bir dönem. Açlık, dışlanmışlık, yalnızlık… Haşimoğulları haram aylarda biraz nefes alabiliyor; Mina’ya iniyor, insan içine karışabiliyorlardı. İşte böyle bir zaman diliminde, rivayetlere göre, müşrikler Nebi Muhammed’den bir mucize istediler: Ay ikiye ayrılsın.

25 Şubat 2026

Amin Kelimesi Üzerine Bir Muhasebe (Özet)

Metin, dua sonunda söylenen “âmin” kelimesini Kur’an merkezli bir bakışla sorgulayan bir muhasebedir. Müslümanların her duanın ardından alışkanlık hâlinde “âmin” demesinin vahyin bir parçası olup olmadığı sorulur. Amaç geleneği reddetmek değil, dinin ölçüsünün yalnızca Allah’ın indirdiği kitap olup olmadığını hatırlatmaktır.

25 Şubat 2026

Amin Kelimesi Üzerine Bir Muhasebe

Bir Müslüman dua ettiğinde, dudaklarından çoğu zaman bir kelime dökülür: âmin. Bu kelime neredeyse refleks hâline gelmiştir. Eller açılır, dua edilir, ardından “âmin” denir ve eller yüze sürülür. Çocukluğumuzdan beri böyle gördük. Camide, evde, bir cenazede… Dua varsa sonunda “âmin” vardır.

25 Şubat 2026

Kıble ve Doğru Yola Yönelmek

2/144 – “Biz, senin yüzünü çok defa göğe doğru çevirip-durduğunu görüyoruz. Şimdi elbette seni hoşnut olacağın kıbleye çevireceğiz. Artık yüzünü Mescid-i Haram yönüne çevir. Her nerede bulunursanız, yüzünüzü onun yönüne çevirin. Şüphesiz, kendilerine kitap verilenler, tartışmasız bunun Rabb’lerinden bir gerçek olduğunu elbette bilirler. Allah, yaptıklarınızdan gafil değildir.”

25 Şubat 2026

Ya Allah’a Kul Olmak, Ya Yaratılmışlara Bağlanmak

Hayatın karmaşasında bazen durup “Ben kime kul oluyorum?” diye sormak gerekir. İşte tevhid, insanın bu soruya verdiği cevabın en net halidir. Tevhid demek, Allah’tan başkasına kulluk etmemek ve O’na hiçbir şeyi ortak koşmamaktır. Kur’an bunu şöyle ifade eder: “De ki: Ey Kitap Ehli, bizimle sizin aranızda müşterek bir kelimeye gelin. Allah’tan başkasına kulluk etmeyelim, O’na hiçbir şeyi ortak koşmayalım ve Allah’ı bırakıp bir kısmımız bir kısmımızı Rabbbler edinmeyelim” (Al-i İmran, 64).