Ay: Mart 2026

31 Mart 2026

ÂDEM: KUR’AN PERSPEKTİFİNDE İNSANLIĞIN MODELİ

Âdem denince çoğumuzun zihninde aynı sahne canlanır:
Bir erkek yaratılır, sonra onun kaburga kemiğinden bir kadın… Ardından cennet, yasak elma, şeytan, kovulma… Ve bütün insanlık bu tek çiftin çocukları olarak yeryüzüne dağılır.

31 Mart 2026

DAĞLAR NEDEN “KAZIK” OLARAK ANLATILIR?

Metin, Kur’an’da dağların “kazık” olarak anlatılmasının onların şeklinden çok yeryüzündeki dengeyi temsil eden işlevlerine işaret ettiğini vurgular. Kazık, bir şeyi sabitleyen ve dağılmasını önleyen bir unsurdur; dağlar da benzer şekilde yeryüzünün düzenli ve ölçülü bir yapı içinde olduğunu düşündüren örnekler olarak sunulur. Bu anlatım bilimsel detay vermekten ziyade, insanı doğadaki düzeni fark etmeye çağırır.

31 Mart 2026

DAĞLAR NEDEN “KAZIK” OLARAK ANLATILIR?

İnsan, yaşadığı dünyaya çoğu zaman alışır ve onun ne kadar hassas dengeler üzerine kurulu olduğunu fark etmez. Oysa Kur’an, dikkat çekici ifadelerle insanı düşünmeye çağırır. Dağlar da bu çağrının merkezinde yer alır. Dağlar sadece taş yığınları değil, üzerinde düşünülmesi gereken ilahi bir düzenin parçalarıdır.

30 Mart 2026

ŞÜKÜR: NİMETİ TANIMAKTAN HAYATA DÖNÜŞTÜRMEYE

Şükür, yalnızca sözle değil, yaşam ve davranışla ortaya çıkan bir yöneliştir. İnsan, nimeti tanıyıp doğru yerde kullandığında gerçek anlam kazanır. Kalp, akıl, irade, dil ve beden bir bütün olarak şükür görevini taşır.

30 Mart 2026

ŞÜKÜR: NİMETİ TANIMAKTAN HAYATA DÖNÜŞTÜRMEYE

Şükür Söz Değil, Yöneliştir

İnsan çoğu zaman şükrü bir cümleye indirger. “Şükürler olsun” der ve içinin rahatladığını sanır. Oysa şükür, sadece dilde kalan bir teşekkür değildir; bir yöneliştir, bir duruştur, bir yaşam biçimidir.

Eğer şükür sadece söz olsaydı, hayatı değişmeyen ama sürekli şükür eden insanlar olurdu. Fakat gerçek şükür, insanın hem iç dünyasında hem de davranışlarında iz bırakır. Çünkü şükür, nimeti vereni tanımakla başlar ve o nimeti doğru yerde kullanmakla tamamlanır.

30 Mart 2026

 İNŞALLAH DEMEK: TESLİMİYET Mİ, ERTELEME Mİ?

“İnşallah” ifadesi çoğu zaman yanlış anlaşılır ve sanki bir işi ertelemek, kesinlikten kaçmak ya da ciddiyetsizlik göstergesi gibi algılanır. Oysa Kur’an’a göre bu söz, insanın acziyetini kabul etmesi ve Allah’ın iradesini hesaba katmasıdır.