Ay: Mart 2026

14 Mart 2026

KUR’AN’A GÖRE KONUŞMA ADABI

İnsan çoğu zaman konuşmanın ne kadar büyük bir sorumluluk olduğunu fark etmez. Dil küçük bir organdır ama etkisi bazen yıllarca süren izler bırakabilir. Bir söz kalpleri iyileştirebilir, başka bir söz ise kalpleri kırabilir. Bir cümle insanı hakikate yaklaştırabilir, başka bir cümle ise onu hakikatten uzaklaştırabilir.

14 Mart 2026

Önce Kur’an: İnsanın Kalbiyle Yüzleşmesi

İnsan bazen kalabalığın içinde yürürken kendini yalnız hisseder. Gürültü vardır, söz vardır, anlatan çoktur; fakat insanın iç dünyasında hâlâ cevap bekleyen sorular durur. İşte din meselesi de çoğu zaman böyle bir noktada karşımıza çıkar. Yüzlerce kitap, binlerce yorum, sayısız anlatım… Ama insan yine de kendi kendine sorar: Gerçekten Allah bizden ne istiyor?

12 Mart 2026

Kibir: İnsanın Kendine Kurduğu Taht

Kibir, insanın kendini olduğundan büyük görmesi ve başkalarını küçümsemesidir. Kur’an’a göre kibir sadece kötü bir davranış değildir; aynı zamanda insanın hakikati kabul etmesini engelleyen bir kalp hastalığıdır. Kibirli insan çoğu zaman gerçeği anlamadığı için değil, kendini üstün gördüğü için reddeder.

11 Mart 2026

Kur’an’a Dönüş ve Anlama Krizi

Kur’an’a yönelmek yalnızca onu okumakla değil, anlamaya yönelik bilinçli bir çaba ile mümkün olur. Bir metni doğru kavrayabilmek için dil bilgisi tek başına yeterli değildir; kavramların bağlamı, metnin bütünlüğü ve düşünsel derinliği dikkate alınmalıdır. Bu nedenle Kur’an’ı anlamak, kelimeleri tek tek çevirmekten ziyade, onların metin içindeki anlam örgüsünü ve verdiği mesajı kavramayı gerektirir.

11 Mart 2026

Kur’an’a Dönüş ve Anlama Krizi

Asırlar boyunca Kur’an okundu.
Ezberlendi.
Asıldı.
Seslendirildi.

Ama anlaşılmadı.

Bir gün geldi, insanlar tekrar Kur’an’a yönelmeye başladı. Bu güzel bir şeydi. Fakat bu defa başka bir sorun çıktı: Okuyoruz ama doğru mu anlıyoruz?

11 Mart 2026

Sünnetullah: Evrende ve Toplumda Değişmeyen İlahi Yasa

Evren, tesadüflerin ürünü değil; ölçü, denge ve uyum üzerine kurulmuş bir düzendir. Kur’an, insanı göğe ve yaratılışa bakmaya davet ederek bu düzenin kusursuzluğunu fark etmeye çağırır. “Rahman’ın yaratmasında hiçbir uygunsuzluk göremezsin” ifadesi (Mülk, 3-4), varlık âlemindeki uyumun ilahi bir yasaya dayandığını gösterir. Güneş ve ayın belirli bir hesap içinde hareket etmesi (Rahman, 5) ve güneşin kendisi için belirlenen yörüngede akıp gitmesi (Yasin, 38) evrende rastlantı değil, ilahi takdirin bulunduğunu ortaya koyar.