Ay: Temmuz 2025

16 Temmuz 2025

 TÂĞÛT KİMDİR? – KUR’AN’A GÖRE AZGINLIĞIN VE SAPKIN OTORİTENİN ADI

Kur’an üzerine düşünen herkesin dönüp dolaşıp mutlaka karşılaştığı bazı kavramlar vardır. Bunlardan biri de “tâğût” kelimesidir. Ne var ki, bu kelime zamanla soyutlaşmış, yalnızca eski kavimlere ya da mitolojik figürlere aitmiş gibi algılanmıştır. Oysa Kur’an, tâğûtun sadece bir dönemle sınırlı olmadığını, her çağda insanın karşısına çıkabilecek azgın bir otorite biçimi olduğunu vurgular.

16 Temmuz 2025

Kur’an Ahlakıyla Yaşamak: Araştırmaktan Hoşgörüye

Kur’an yalnızca inanç esaslarını değil, nasıl bir insan olmamız gerektiğini de öğreten bir rehberdir. Yalnızca ibadet şekillerini değil, ilişkileri ve toplumsal ahlâkı düzenler. Hucurât Suresi 6. ayet, sosyal medya çağında dahi geçerli bir ilke sunar: “Size bir haber gelirse, doğruluğunu araştırın.” Araştırmadan yapılan her paylaşım, başkalarına zarar verebilir ve pişmanlığa yol açabilir.

15 Temmuz 2025

Kur’an’ı Anlamanın İlk Şartı: Zihni Temizlemek

Kardeşim, istersen ilk adımı birlikte atalım. Gel önce kendi içimize bir bakalım. Çoğumuz farkında bile olmadan Kur’an’ı anlamaya başlarken zihinlerimizde koca bir tortu taşıyoruz. Bu tortu nereden geliyor, biliyor musun? “Biz atalarımızdan böyle gördük” diyerek her şeyi sorgusuz sualsiz kabul etmemizden. Yani aynen Mekkeli müşrikler gibi.

13 Temmuz 2025

Düşünmeyen Bir Beyin, Kiralık Bir Köledir

Hayat bazen biz fark etmeden başkalarının ellerine geçer. Sözde özgür olduğumuzu sanırız ama aslında başkalarının fikirleriyle düşünüyor, başkalarının değerleriyle yaşıyor, başkalarının yazdığı hayat senaryosunu oynuyoruz. Peki, bu zinciri kırmak için ne gerekir? Cevap basit ama sarsıcı: düşünmek. Kur’an’a göre düşünmeyen bir insan, gerçekten de aklını kiraya vermiş bir köledir. İradesi ipotek altındadır; zihni özgür değildir.

13 Temmuz 2025

KUR’AN’A ÇAĞIRANLARI “MEALCI” DİYE ETİKETLEYENLER

Kur’an dediğimiz kitap, bir Müslüman için yalnızca okunacak değil; yaşanacak, anlaşılacak, yol gösterecek bir metindir. Hayatın her alanına rehberlik eder. Ancak ne gariptir ki, bugün Kur’an’a çağıran bazı insanlar, küçümseyici bir dille “mealci” diye etiketleniyor. Sanki bu kelimeyle birilerini susturmak, itibarsızlaştırmak mümkünmüş gibi davranılıyor. Peki aslında bu tavrın ardında ne var?