KELİME-İ TEVHİD ŞİRK Mİ?
Son zamanlarda garip bir iddia dolaşıyor ortalıkta:
“Lâ ilâhe illallah” demek şirktir deniliyor.
İsimler önemli değil.
Söyleyen kim olursa olsun mesele sözün kime ait olduğu değil,
Kur’an’a uyup uymadığıdır.
O yüzden tartışmayı kişiler üzerinden değil, vahiy üzerinden yapmak gerekir.
LÂ İLÂHE İLLALLAH NE DİYOR?
Bu cümle iki aşamalı bir bildiridir:
Lâ ilâhe
Yoktur. Reddediyorum.
İlah kabul edilen, kutsanan, hüküm koyan, medet umulan, sığınılan, dua edilen her şeyi inkâr ediyorum.
İllallah
Bütün bunların yerine,
hak ilah ve hak mabud olarak yalnızca Allah’ı kabul ediyorum.
Yani bu söz:
“Allah var ama başkaları da var” demek değildir.
Tam tersine:
“Allah’tan başka ilah iddiası olan ne varsa hepsi yok hükmündedir” demektir.
Bu, şirkin değil, tevhidin tanımıdır.
KUR’AN BU SÖZE NASIL BAKIYOR?
Kur’an, bu söz söylendiğinde kimlerin rahatsız olduğunu açıkça bildirir:
“Onlara ‘Allah’tan başka ilah yoktur’ denildiğinde, kibirlenip yüz çevirirlerdi.”
(Saffat 37/35)
Dikkat edelim:
Bu söze iman edenler değil,
reddedenler kibirleniyor.
Eğer bu söz şirk olsaydı,
müşriklerin bundan rahatsız olmaması gerekirdi.
Ama tam tersi oluyor.
ALLAH TEK BAŞINA ANILINCA
Kur’an bu psikolojiyi başka bir ayette daha net anlatır:
“Allah tek başına anıldığında, ahirete inanmayanların kalpleri nefretle dolar.
O’nun dışında başkaları anıldığında ise sevinirler.”
(Zümer 39/45)
Bu ayet bugün de canlıdır.
Allah tek başına denildiğinde huzursuzluk oluşuyorsa,
ama Allah’ın yanına
birileri eklenince rahatlama geliyorsa,
orada ciddi bir sorun vardır.
DUA, KULLUK VE YÖNELİŞ
Tevhid sadece bir söz değil, yön tayinidir.
Kime dua ediyorsun?
Kime sığınıyorsun?
Kur’an bu konuda tartışmaya kapalıdır:
“Mescidler yalnızca Allah’a aittir.
O halde Allah ile birlikte başka hiç kimseye dua etmeyin.”
(Cin 72/18)
Burada istisna yok.
Aracı yok.
Vesile adı altında sığınılacak başka kapı yok.
Bu tam da eski müşriklerin savunmasıydı:
“Biz onlara sadece bizi Allah’a yaklaştırsınlar diye kulluk ediyoruz.”
(Zümer 39/3)
Kur’an bu gerekçeyi geçersiz ve şirk sayar.
BEN KİMİN SÖZÜNE UYARIM?
Bu noktada ölçü çok nettir.
Nebi Muhammed’e söylenen şudur:
“De ki: Ben yalnızca bana vahyolunana uyarım.”
(A’raf 7/203)
Resül bile sınırı aşamıyorsa,
hiç kimse “bence”, “bizce”, “büyüklerimiz böyle dedi” diyerek
vahyin önüne geçemez.
ÇOĞUNLUK VE GELENEK
Kur’an çoğunluğa uymayı övmez, uyarır:
“Yeryüzündekilerin çoğuna uyarsan seni Allah’ın yolundan saptırırlar.”
(En’am 6/116)
Hakikat, kalabalıkla ölçülmez.
Hakikat, Kur’an’la ölçülür.
ASIL SORU ŞU
“Lâ ilâhe illallah”
– bütün ilahları reddediyorsa
– kulluğu yalnız Allah’a veriyorsa
– duayı, yönelişi, hükmü sadece Allah’a bağlıyorsa
Bu söz nasıl şirk olabilir?
Asıl tehlike şuradadır:
Allah’ı kabul edip,
yanına başkalarını eklemek.
Kur’an buna isim koyar:
“Allah kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz.”
(Nisa 4/48)
SON SÖZ
Kelime-i Tevhid,
şirk değil, şirki reddeden bir bildiridir.
Bu söz:
– aracıları siler
– ilahlık iddialarını yıkar
– Allah’ı tek bırakır
İşte bu yüzden bazıları bu sözden rahatsız olur.
Ama ölçü nettir:
“Bil ki Allah’tan başka ilah yoktur.”
(Muhammed 47/19)
Bundan ötesi yorumdur.
Bu ise hükümdür.
Gerçek olan Allah’ın lütfu, hata ise benim aczimdendir.
Selam ve esenlik seninle olsun.
aydinorhon.com