Amin Kelimesi Üzerine Bir Muhasebe (Özet)
Metin, dua sonunda söylenen “âmin” kelimesini Kur’an merkezli bir bakışla sorgulayan bir muhasebedir. Müslümanların her duanın ardından alışkanlık hâlinde “âmin” demesinin vahyin bir parçası olup olmadığı sorulur. Amaç geleneği reddetmek değil, dinin ölçüsünün yalnızca Allah’ın indirdiği kitap olup olmadığını hatırlatmaktır.
Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi’nde “Âmin” kelimesinin Kur’an’da geçmediği belirtilir. Kelimenin Sâmî gelenekten geldiği ve İslâmî uygulamada yerleştiği ifade edilse de, Kur’an’ın dua sonu ifadesi olarak “âmin”i öğretmediğine dikkat çekilir. Kur’an’da geçen aynı kökten kelimelerin “iman etmek, inanmak” anlamında kullanıldığı; dua sonunda “kabul et” manasında bir kullanımın bulunmadığı vurgulanır.
Kur’an’daki dua örneklerinde de duaların “âmin” ile bitmediği, genellikle doğrudan talep, tesbih veya hamd ile sona erdiği belirtilir. Bu durum, dua dilinin sade olduğunu gösterir.
Metin ayrıca gelenek ile vahiy arasındaki çizgiye dikkat çeker. Bir uygulama gelenek olarak sürdürülebilir; ancak vahyin parçası ya da dinî zorunluluk gibi sunulmamalıdır. Sonuç olarak, mesele bir kelime değil; ölçünün vahiy olup olmadığıdır. Okuyucu, ibadet anlayışını Kur’an merkezli biçimde yeniden düşünmeye davet edilir.
Aynı başlıkta daha kapsamlı bilgiler için aşağıdaki web adresinde yer alan makaleyi inceleyebilirsiniz.
Gerçek olan Allah’ın lütfu, hata ise benim aczimdendir.
Selam ve esenlik, hakikati duyanların üzerine olsun.
aydinorhon.com
Formun Üstü
Formun Altı