Kur’an’da Tanımlanan Ayet: Mucize Sandığımız Şey Nedir?
Çocukluğumuzdan beri bize anlatılan bir nebi tasavvuru vardır.
Denizi ikiye bölen, ölü dirilten, gökten sofra indiren, dağdan deve çıkaran bir tasavvur…
Çocukluğumuzdan beri bize anlatılan bir nebi tasavvuru vardır.
Denizi ikiye bölen, ölü dirilten, gökten sofra indiren, dağdan deve çıkaran bir tasavvur…
İnsan, kendini en kolay kandırabilen varlıktır. Özellikle de din söz konusu olduğunda… Çünkü yaptığı şeyin “ibadet” olduğunu düşündüğü anda, onu sorgulama ihtiyacı hissetmez. Oysa Kur’an, tam tersine, insanı sürekli sorgulamaya çağırır. Sadece inkâr edenleri değil, inandığını söyleyenleri de… Çünkü asıl tehlike, yanlış yolda olduğunu fark etmeyen insanın durumudur.
Kur’an’ı anlamadan yapılan ibadetler, sadece şekilcilikten öteye geçmez. Bu büyük yanılgının içinde sayısız insan var. Namaz kılarken, dua ederken, Kur’an okurken anlamı bilmiyorsan, o ibadet kalplere dokunmaz, sadece dilden çıkıp havaya karışır.
İnsan hayatının temel sorularından biri, “İyilik ve kötülük neden var ve insan bunları nasıl seçer?” sorusudur. Kur’an perspektifinden bakıldığında, bu sorunun cevabı özgür irade kavramı ile yakından ilişkilidir. Dünya hayatı, doğru ve yanlış arasındaki seçimlerin yapıldığı bir imtihan alanıdır. Özgür irade olmadan imtihan olamaz, iyilik ve kötülüğün anlamı eksik kalır.
Toplumda sık sık duyduğumuz bir iddia vardır: “Erkek kadından üstündür.”
Fakat dikkatli bakıldığında bu düşüncenin kaynağının Kur’an değil, daha çok kültürel alışkanlıklar ve sonradan ortaya çıkan bazı rivayetler olduğu görülür. Çünkü Kur’an’da açıkça “erkek kadından üstündür” diyen bir ifade yoktur.
İnananlar, hayatları boyunca birçok zorlukla karşılaşırken, aynı zamanda boş sözler ve gereksiz tartışmalarla da muhatap olurlar. Kur’an-ı Kerim, inananların bu tür sözlere karşı nasıl bir tutum sergilemeleri gerektiğini çeşitli ayetlerle açıklamaktadır. Bu ayetler, inananların karakterini ve değerlerini ortaya koyar.