
Konumunla övünme, Firavun’a bak! (Yunus,91):
Firavun, büyük bir lider ve otorite olarak öne çıkmış, fakat kibri ve inkârı nedeniyle helak olmuştur. Konumun geçici olduğunu ve kişinin ahlaki seçimlerinin daha önemli olduğunu vurgular.
Malınla övünme, Kârun’a bak! (Kasas,81):
Kârun, büyük zenginliğiyle bilinen biri olarak, malı üzerinden böbürlenmiştir. Ancak Kârun, bu zenginliğinin kendisine yarar sağlamadığını ve sonunda helak olduğunu göstererek, malın geçici ve ona güvenmenin yanıltıcı olduğunu öğretir.
Soyunla övünme, Ebû Leheb’e bak! (Tebbet,3):
Ebû Leheb, Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) amcası olup, soyu ile övünmüş ancak kötü ahlakı nedeniyle lanetlenmiştir. Bu durum, neslin ya da soyun değerinin, ahlaki davranışlarla bağlantılı olduğunu gösterir.
Rütbenle övünme, Hâmân’a bak! (Ankebût,39):
Hâmân, Firavun’un veziri olarak bilinir ve statüsü ile övünmüştür. Fakat onun durumu, yüksek bir rütbenin kişiyi kurtarmayacağını ortaya koyar.
İlmine övünme, Şeytan’a bak! (Araf,12):
Burada Şeytan’ın, bilgisi ve yaratılışı ile övünmesi eleştirilir. Şeytan, Allah’a karşı gelerek ahlaki bir düşüş yaşamıştır; bu da ilmin, eylemlerin doğruluğunu temin etmediğini gösterir.
Allah katında üstünlük ve seçkinlik takvadadır! (Hucurât,13): Son olarak, gerçek üstünlüğün ve seçkinliğin; bilgi, mal, soy veya konumla değil, takva (güçlü bir vicdan ve Allah’a karşı sorumluluk bilinci) ile ilgili olduğunu ifade eder.
Kibirli olmayalım, dünyevi değerler yerine manevi değerlere yönelelim. Gerektiğini öğütleyen derin bir anlayışa sahip olalım.
Selam ve dua ile…