14 Mayıs 2025

Bütün dinlerin adı İslam’dı, İslam’ı yaşayanlarda da sadece adı kaldı.

ile aydinorhon

Zümer Suresinde Yüce Allah’ın ‘Arı Duru Din’ ifadesi, İslam’ın yalnızca Allah’a ait olduğunu ve saf, katışıksız bir inanç olduğunu vurgular. Bu ifade, dinin özünün korunması ve Allah’a ortak koşmaktan kaçınılması gerektiği anlamına gelir. Zümer Suresi’nin 3. ayeti bu kavramı destekler. Bu, İslam’ın temel prensiplerinden biridir ve müminlerin inançlarını saf tutmalarını teşvik eder.

Allah katında tek dinin İslam olduğunu belirten Al-i İmran Suresi 19. ayet, İslam inancının temel bir öğesidir. Bu ifade, İslam’ın evrensel bir din olduğunu ve diğer inanç sistemlerinin üzerinde bir konuma sahip olduğunu vurgular. Ayet, tüm insanların Allah’a ulaşma yolu olarak İslam’ı benimsemesi gerektiğini belirtir. Bu, Müslümanlar için inançlarının merkezinde yer alan bir prensiptir ve İslam’ın birleştirici gücünü ifade eder.

Asıl dinleri İslam olan Yahudiler, İslam’ı bozup Musevilik yaptılar. Dinlerine en büyük darbeyi “Uzeyr Allah’ın oğludur diye” vurdular.

Hristiyanlar’da onların peşinden gidercesine İslam’ı İseviliğe dönüştürdüler. Onlar da “İsa Allah’ın oğludur” dediler.

Kur’an bakın bunlara ne diyor:

Tevbe Suresi 30. Ayet:
(Bazı) yahudiler, “Üzeyir Allah’ın oğludur.” demişlerdi. (Bazı) hristiyanlar da “Mesih (İsa) Allah’ın oğludur.” demişlerdi. Bu, onların ağızlarındaki (anlamsız) sözleridir. (Sözlerini) daha önce kâfir olanların sözlerine benzetiyorlar. Allah onları kahretsin! Nasıl da (gerçeklerden) döndürülüyorlar!

Ehli Sünnet olarak tanınan büyük bir çoğunluk, farkında olarak veya olmayarak, İslam maskesi arkasında dinlerini Muhammedilik haline getirmişlerdir. Dini inancımızın adı halen İslam’dır; isimde bir bozulma yoktur. Ancak yaşanan dinin İslam ile hiçbir alakası yoktur. En’am 159. ayette Allah şöyle buyuruyor: Dinlerini parça parça edip gruplara ayrılanlar var ya, senin onlarla hiçbir ilişkin yoktur. Onların işi ancak Allah’a kalmıştır. Sonra (Allah) onlara yapmış olduklarını (mahşerde) bildirecektir. Benzer mesajlar Âl-i İmrân 3:103, 105; Enfâl 8:46; Mü’minûn 23:53; Rûm 30:30-32’de de geçmektedir. Son olarak, Furkan 30’da, “Ey Rabbim! Kavmim bu Kur’an’ı yalnız bıraktı,” ifadesiyle bu durum bir kez daha vurgulanmaktadır.

Günümüzde din, param parça olmuş durumda. Çoğunluk ise bu parçaların birinin esiri olmuştur. Aslında insanların Kur’an’a iman etmeleri gerekirken, çoğu O’nu anlamadıkları bir dilden okumaktadır. Okudukları metinlerin sevabını mezardaki kişilere gönderdiklerini sanırlar. Oysa Yasin Suresi 70. ayette, hayatta olup yaşadığını sanan ölüleri uyarmak için Kur’an’ın okunması emredilmektedir. Az sayıda Kur’an okuyanlar ise “nebi-resul” kavramlarının karşılığı olarak “peygamber” kelimesini kullanarak okumaktadır. Böylece “Peygambere itaat Allah’a itaatir” (Nisa 80) anlamı ortaya çıkmakta ve bu da bazılarını “Muhammed=Allah” diyebilecek noktaya getirmektedir. Bu durum, Muhammed’i ilahlaştırmakla kalmayıp, aynı zamanda bazı kişilerin de ilahlaştırılmasına kapı açar; bu da şeyh ve gavs denilen kişilerin ilahlaştırılma yoluna gitmesine neden olur. Sonuç olarak, “Mahmut Efendi ne dediyse onu ayet kabul ederiz” diyen cübbeliler ortaya çıkmaktadır.

Yahudiler, Allah’ın yanı sıra Uzeyr‘i ilah edinerek İslam’dan çıkmışlardır. Hristiyanlar ise Meryem ve İsa’yı Allah’ın yanı sıra ilah kabul ederek İslam’dan sapmışlardır. Günümüzde, dinimizin sadece adı kalmış gibi görünmektedir. “Dinim İslam, ben Müslümanım,” demekle iş bitmez. Çoğunluk, Allah’ın yanı sıra başka ilahlar edinmeden inanmamaktadır (Yusuf 106). Bu nedenle, Allah’ın kitabını hayatımızın rehberi haline getirmeli ve O’nun ipine sımsıkı sarılmalıyız. Böylece yanlış yollara sapmaktan kaçınabiliriz.

Selam ve dua ile…
aydinorhon.com