Kategori: Kısa Kısa

1 Mart 2026

Mezhepler Kur’an’a Uygun mu?

İslam tarihinde Kur’an’ın anlaşılması sürecinde farklı yorumların ortaya çıkması doğal bir durumdur. İlk dönemlerde bu farklılıklar bireysel düşünce ve içtihat çabaları olarak kalmış, hiçbiri mutlak ve değişmez dinî hüküm olarak sunulmamıştır. Ölçü vahiy, yorum ise insana ait kabul edilmiştir. Ancak zamanla bu yorumlar kurumsallaşmış, isimlendirilmiş ve dinin ayrılmaz parçası gibi algılanmaya başlanmıştır.

1 Mart 2026

ZULÜM: İnsanların Kendi Nefsine Yaptığı Zulüm

Zulüm, insanın Allah’ın koyduğu ölçüden sapması; hem kendi nefsine hem diğer insanlara hem de yaratılmışlara karşı haksızlık yapmasıdır. İnsan ya değerini küçültüp nefsinin esiri olur ya da kibirle haddini aşar. En temel zulüm, insanın kendi nefsine yaptığı zulümdür. Çünkü nefis; bencil arzu, tutku ve hazların merkezidir. İnsan, Allah’ın koyduğu sınırlar ile nefsinin sınırsız istekleri arasında bir imtihan içindedir. Nefsini arındıran kurtuluşa erer; ona boyun eğen ise yıkıma sürüklenir.

28 Şubat 2026

Salat ve Zekât: Yan Yana Gelen İki Arınma Yolu

Kur’an’da salat ve zekâtın sık sık birlikte anılması, bu iki kavramın birbirini tamamlayan bir bütün oluşturduğunu gösterir. Salat, insanın Allah’a yönelişini, bilinçli duruşunu ve iç disiplinini temsil ederken; zekât bu iç yönelişin topluma yansıyan boyutu, yani paylaşma ve arınma eylemidir. Biri insanın iç dünyasını ayağa kaldırır, diğeri o dirilişi sosyal hayata taşır. Bu nedenle biri olmadan diğerinin eksik kalacağı vurgulanır.

27 Şubat 2026

Sadaka: Sistem mi, Vicdan mı?

Sadaka meselesi, Kur’an bütünlüğünde ele alındığında tek boyutlu değildir. Ne yalnızca bireysel bir hayır işi olarak daraltılabilir ne de sadece devlete verilen teknik bir vergiye indirgenebilir. Metin dikkatle okunduğunda iki katmanlı bir yapı ortaya çıkar: biri toplumsal adalet sistemi, diğeri bireysel arınma ve ahlak bilinci.

26 Şubat 2026

Diriliş Günü Üzülmeyecekler – Özlü Ama Derin Bir Özet

Kur’an’ın diriliş günü tasviri korku merkezli değil, adalet ve huzur merkezlidir. O gün herkes için aynı olmayacaktır. Kimileri için yüzleşme ve pişmanlık günü olurken, kimileri için korkunun ve hüznün tamamen kaldırıldığı bir güven günü olacaktır. Kur’an, özellikle iman eden ve salih amel işleyenler için şu müjdeyi verir: