Kategori: Makale

26 Mart 2026

ÖZGÜR İRADE VE SEÇiMLER

İnsan hayatının temel sorularından biri, “İyilik ve kötülük neden var ve insan bunları nasıl seçer?” sorusudur. Kur’an perspektifinden bakıldığında, bu sorunun cevabı özgür irade kavramı ile yakından ilişkilidir. Dünya hayatı, doğru ve yanlış arasındaki seçimlerin yapıldığı bir imtihan alanıdır. Özgür irade olmadan imtihan olamaz, iyilik ve kötülüğün anlamı eksik kalır.

26 Mart 2026

KADIN MI ERKEK Mİ ÜSTÜN?

Toplumda sık sık duyduğumuz bir iddia vardır: “Erkek kadından üstündür.”
Fakat dikkatli bakıldığında bu düşüncenin kaynağının Kur’an değil, daha çok kültürel alışkanlıklar ve sonradan ortaya çıkan bazı rivayetler olduğu görülür. Çünkü Kur’an’da açıkça “erkek kadından üstündür” diyen bir ifade yoktur.

24 Mart 2026

BOŞ SÖZLERDEN UZAK DURAN MÜMİNLER

İnananlar, hayatları boyunca birçok zorlukla karşılaşırken, aynı zamanda boş sözler ve gereksiz tartışmalarla da muhatap olurlar. Kur’an-ı Kerim, inananların bu tür sözlere karşı nasıl bir tutum sergilemeleri gerektiğini çeşitli ayetlerle açıklamaktadır. Bu ayetler, inananların karakterini ve değerlerini ortaya koyar.

21 Mart 2026

KUR’AN’DA HAK VE SIDK NE ANLAMA GELİYOR?

Kur’an’ın üzerinde önemle durduğu kavramlardan ikisi hak ve sıdk kavramlarıdır. Bu iki kelime çoğu zaman birbirine yakın anlamda düşünülür; fakat Kur’an’ın kullanımına bakıldığında aralarında ince ama önemli bir fark olduğu görülür.

Hak, gerçeğin kendisini ifade eder. Sıdk ise o gerçeğe bağlı kalmayı, doğru sözlü ve doğru davranışlı olmayı anlatır. Başka bir ifadeyle hak gerçeğin kendisidir, sıdk ise o gerçeğe sadakat göstermektir.

18 Mart 2026

ELÇİLER ARASINDA AYIRIM YOKTUR

“Deyin ki: Biz Allah’a, bize indirilenlere, Resül İbrahim, İsmail, İshak, Yakup ve torunlarına, Resül Musa ve İsa’ya verilenlere ve tüm nebilere Rabb’inden verilen her şeye inanırız. Hiçbirini diğerinden ayırt etmeyiz ve O’na teslim olmuşuzdur.”

14 Mart 2026

PARALEL DİN VE ALLAH’IN KİTABINA SADAKAT

Dini yorumlamak insanın tabiatında vardır. Ama Kur’an’a sadık kalmak, yorumları doğru ölçüye oturtmak en kritik noktadır. Günümüzde bazı çevreler, uydurulmuş dini anlayışlarla insanlara “doğru veya yanlış içtihat yaparsan sevap kazanırsın” fikrini benimsetiyor. Yani bir kişi kendi yorumunu Allah’ın kitabına dayandırmasa bile, sanki bu bir sevap kapısıymış gibi sunuluyor.