3 Mart 2026

CELALEDİN RUMİ’Yİ NE KADAR TANIYORUZ?

ile aydinorhon

Bir insanı sevebiliriz. Şiirinden etkilenebiliriz. Sözlerinde derinlik bulabiliriz. Celaleddin Rumi de birçok insan için böyledir. Fakat mesele sevgi değil, ölçüdür.

Kur’an “Mevla” kavramını Allah’a nispet eder:

“Sen bizim Mevlamızsın.” (Bakara, 286)
“Hayır, sizin Mevlanız Allah’tır.” (Al-i İmran, 150)

Bu ayetler gösteriyor ki mutlak sahiplik ve otorite yalnızca Allah’a aittir. Allah’a ait bir kavram bir kula nispet edildiğinde durup düşünmek gerekir. Çünkü:

“O’nun benzeri hiçbir şey yoktur.” (Şura, 11)

Ayrıca Kur’an vahyin kaynağını netleştirir:

“Şüphesiz o, alemlerin Rabb’inden indirilmedir.” (Şuara, 192)

İndirilen vahiydir. Korunan vahiydir:

“Şüphesiz zikri biz indirdik ve onun koruyucusu da biziz.” (Hicr, 9)

Beşerî söz değerli olabilir; fakat vahiy değildir. Şiir olabilir, yorum olabilir, ilham olabilir; ancak ilahî bildirim değildir.

Bu yüzden mesele Celaleddin Rumi’yi yermek ya da övmek değil; kul ile vahiy arasındaki çizgiyi korumaktır.

Sevgi sınırı aşmamalıdır. Kulluk yalnızca Allah’adır:

“Yalnız sana kulluk eder, yalnız senden yardım dileriz.” (Fatiha, 5)

Kul kuldur. Allah tektir. Ölçü de O’nun kitabıdır.

Formun Üstü

Formun Altı

Aynı başlıkta daha kapsamlı bilgiler için aşağıdaki web adresinde yer alan makaleyi inceleyebilirsiniz.

Gerçek olan Allah’ın lütfu, hata ise benim aczimdendir.

Selam ve esenlik, hakikati duyanların üzerine olsun.
aydinorhon.com