Dua ve Tevhid: Yalnızca Allah’a Yönelmek
Dua, inananların Allah ile olan en samimi iletişimidir. Ancak, bu iletişimde dikkat edilmesi gereken en önemli husus, dua ederken hiçbir şekilde araya aracı koymamaktır. Kur’an, bu gerçeği pek çok ayette vurgulamaktadır.
Kehf Suresi 110‘da şöyle buyrulmaktadır:
“Kim Rabbine kavuşmayı umuyorsa, işte o Allah’ı razı eden imana layık işler yapsın ve Rabbine kulluk ederken hiç kimseyi O’na ortak koşmasın.”
Bu ayet, dua ve ibadetlerin yalnızca Allah’a yapılması gerektiğini açıkça ifade etmektedir. Dua ederken, O’na yönelmek ve başka varlıkları araya sokmamak, inancın özünü oluşturur.
Cin Suresi 20’de ise:
“Ben yalnızca Rabbime yalvarıp yakarırım. Ve O’na hiç kimseyi ortak koşmam.”
Bu ifade, dua ederken yalnızca Allah’a yönelmenin önemini bir kez daha pekiştirir. İnsanın, sıkıntı ve ihtiyaç anlarında yalnızca Allah’a yönelmesi, O’na olan güvenin ve bağlılığın bir göstergesidir.
Yusuf Suresi 86’da ise:
“Ben tasam ve üzüntümü ancak Allah’a havale ederim.”
Bu ayet, sıkıntı ve dertlerin Allah’a iletilmesi gerektiğini vurgular. İnsan, yaşadığı zorlukları ve dertleri yalnızca Allah’a açmalı, O’na güvenmelidir.
Dua, bir talep, bir ibadet ve kulluk şeklidir. Allah’a yönelmek, O’na olan sevgi ve saygının bir ifadesidir. Dua ederken, kalpten gelen bir samimiyetle yalnızca Allah’a yönelmek, inancın en temel gerekliliklerinden biridir.
Dua, yalnızca Allah’a yapılmalıdır. Araya hiçbir varlık veya aracı koymadan, samimiyetle ve içtenlikle O’na yönelmek, inancımızın özünü oluşturur. Bu nedenle, dua ederken yalnızca Allah’a yönelmek ve O’na güvenmek, her Müslümanın temel sorumluluğudur.
Selam ve dua ile…
aydinorhon.com
