Ergenlik Çağından Önce Ölen Çocuklar Otomatik Olarak Cennete Gitmezler
Toplumda yaygın bir kanaat var: “Çocuklar günahsızdır, bu nedenle doğrudan cennete giderler.” Ancak kardeşim, Kur’an’a baktığımızda böyle bir garanti ya da kesinlik bulamıyoruz. Çünkü cennet, sadece “iman” ve “salih amel” ile elde edilebilecek bir ödüldür. Kur’an’ın her yerinde bu iki şart birlikte vurgulanır. Peki çocuklar iman edip salih amel işleyebilir mi? Henüz ergenliğe ulaşmamış, doğruyu-yanlışı ayırt edecek bilinç düzeyine erişmemişse bu sorumluluğun taşıyıcısı olabilir mi?
Bu noktada Kehf Suresi’nde çok dikkat çekici bir örnek var. Musa ile ilim verilmiş kulun yolculuğu sırasında bir çocuğun öldürülmesi anlatılır:
18/80 – “Çocuğa gelince, onun anne ve babası mü’min kimselerdi. Bundan dolayı, onun kendilerine azgınlık ve inkâr zorunu kullanmasından endişe edip korktuk.”
Burada dikkat et: Çocuk, hâlâ küçüktür ama gelecekte azgın ve inkârcı biri olacağı bildirilmiştir. Bu bilgi Allah katındandır. Ve ilim verilen kul, o çocuğu Allah’ın emriyle öldürür. Peki neden?
18/81 – “Böylece, onlara Rabb’lerinin ondan temiz olmak bakımından daha hayırlısı, merhamet bakımından da daha yakın olanını vermesini diledik.”
Yani çocuk henüz sorumlu çağda değilken, Allah onun istikbaldeki yönelimini bilerek bu dünyadaki ömrünü sonlandırıyor. Şimdi önemli soru şu: Eğer çocuklar otomatik olarak cennete gitseydi, bu çocuğun gelecekte azgın olacağına dair korkuya gerek kalır mıydı?
Cevap açık: Çocukların akıbeti sabit ve otomatik değildir. Allah, onların fıtratlarını, potansiyellerini ve yönelimlerini en iyi bilendir. Her biri kendi yaratılış amacı doğrultusunda sınanır ya da yaratılışında imtihana dahil olup olmayacağı belirlenir.
Sorumluluk, Akıl ve İrade ile Başlar
Kur’an, insanın değerlendirmeye alınması için bilinçli tercihler yapabilmesini şart koşar. Bu da ergenlik çağından itibaren olur. Bu çağdan önceki bir insan, ne imanla yükümlüdür, ne de amelle. Dolayısıyla onlar hakkında “cennetliktir” demek de, “cehennemliktir” demek de Allah adına hüküm vermektir.
Zaten Kur’an’da Allah şöyle buyurur:
78/38 – “Ruh ve meleklerin saf halinde duracakları gün, Rahman’ın kendisine izin verdiklerinden başkaları konuşamaz. (Konuşan da) sadece doğruyu söyleyecektir.”
78/39 – “İşte bu, hak gündür. Artık dileyen Rabbine bir dönüş yolu edinsin.”
78/40 – “Gerçekten Biz sizi yakın bir azapla uyardık. O gün kişi, elleriyle öne sürdüklerine bakacak; kafir olan da, ‘Ah keşke bir toprak olsaydım’ diyecektir.”
Bu ayetler bize şunu söyler: Kim ne yaptıysa, karşılığını görecektir. Ama hiçbir şey yapmadan ölen biri için hüküm vermek bizim haddimiz değildir. Çünkü onun gelecekte neyi seçeceğini, Allah’tan başka kimse bilemez. Allah dilerse onu hiç yaratmaz, dilerse kısa ömürle imtihan dışı bırakır, dilerse farklı şekilde değerlendirir. Ama cennet sadece yaşla değil, iman ve sorumlulukla ilgilidir.
Sonuç Olarak:
- Kur’an, ergenlik öncesi ölen çocuklar için otomatik cennet garantisi vermez.
- Cennet iman ve salih amel ile mümkündür; bu da ancak sorumluluk yaşıyla başlar.
- Allah kimseyi sebepsizce cezalandırmaz ama kimseye otomatik ödül de vermez.
- Allah’ın rahmeti geniştir, ama adaleti önceliklidir.
- Çocukların akıbeti, Allah’ın katındaki mutlak bilgiye dayanır. Biz hüküm veremeyiz.
- Kehf Suresi’ndeki kıssa, çocukların da potansiyel yönelimleriyle değerlendirilebileceğini gösterir.
Selam ve esenlik seninle olsun.
aydinorhon.com