4 Mart 2026

Gerçeği Gizleyip Saklayanlar

ile aydinorhon

İlahi hakikat tarih boyunca iki farklı tavırla karşılaşmıştır: Ona teslim olanlar ve onu çıkarlarına göre şekillendirenler. Allah’ın gönderdiği vahiy açık ve yol gösterici olduğu hâlde, bazı insanlar onu gizlemeyi ya da etkisiz hâle getirmeyi tercih etmiştir. Bakara Suresi 159. ayette, indirilen açık delilleri gizleyenlerin ağır bir sorumluluk altında olduğu bildirilir. Bu, gerçeği saklamanın sadece bireysel değil toplumsal bir vebal olduğunu gösterir. Çünkü hakikat gizlendiğinde insanlar karanlıkta bırakılır.

Benzer şekilde Âl-i İmran Suresi 187. ayette, ilahi mesajı insanlara açıklama sözü verip de onu gizleyenlerin bu tavrı “az bir bedel” karşılığında yaptıkları ifade edilir. Demek ki hakikati örtmenin arkasında çoğu zaman dünyevi çıkarlar vardır. Makam, saygınlık, düzenin bozulmaması gibi kaygılar, insanı gerçeği eğip bükmeye sevk edebilir. Oysa vahyin amacı insanı karanlıktan aydınlığa çıkarmaktır; anlaşılmaz kılmak değil.

Hakikati gizlemenin en yaygın yollarından biri, onu ulaşılamaz göstermektir. “Siz anlayamazsınız” denildiğinde insanlar doğrudan kaynağa yönelmekten alıkonur. Zamanla kitabın içeriğinden çok fiziksel varlığı kutsanır hâle gelir. Vakıa Suresi 79. ayette geçen “Ona arındırılmış olanlardan başkası dokunamaz” ifadesi yalnızca şekilsel temizlikle sınırlandırılır. Oysa asıl arınma zihinsel ve kalbî temizliktir. Hurafelerden, peşin hükümlerden arınmadan yapılan okuma, insanı dönüştürmez.

İbadetlerde de öz ile şekil arasındaki denge önemlidir. Maide Suresi 6. ayette abdestle birlikte teyemmümün de emredilmesi, Allah’ın kullarına kolaylık istediğini gösterir. Burada asıl olan, bilinçli bir yöneliştir. Eğer niyet ve teslimiyet yoksa, biçim tek başına anlam taşımaz. Aynı şekilde Kur’an’ı yalnızca seslendirmek değil, anlamak ve yaşamak gerekir.

Gerçeği bilenin susması da bir tür gizlemedir. Tepkiden korkarak geri çekilmek insanî olabilir; fakat sorumluluğu ortadan kaldırmaz. Nahl Suresi 125. ayette emredildiği gibi davet hikmetle ve güzel öğütle yapılmalıdır. Hakikat gizlenmek için değil, açıklanmak için vardır. Onu saklamak geçici kazanç sağlayabilir; fakat kalıcı olan, aydınlığın tarafında durmaktır.

Aynı başlıkta daha kapsamlı bilgiler için aşağıdaki web adresinde yer alan makaleyi inceleyebilirsiniz.

Gerçek olan Allah’ın lütfu, hata ise benim aczimdendir.

Selam ve esenlik, hakikati duyanların üzerine olsun.
aydinorhon.com