İNSANI KÜÇÜLTEN SÖZ: ALAY, AYIPLAMA VE KÖTÜ LAKAPLAR
Kur’an, insanların birbirleriyle kurduğu ilişkilere büyük önem verir. Toplumun huzurunu bozan davranışlardan biri de insanların birbirini küçümsemesi, alay etmesi ve aşağılamasıdır. Bu yüzden Kur’an, müminlere açık bir uyarı yapar:
“Ey iman edenler! Bir topluluk diğer bir toplulukla alay etmesin! Belki onlar kendilerinden daha hayırlıdır. Kadınlar da kadınlarla alay etmesin! Belki onlar kendilerinden daha hayırlıdır. Kendi kendinizi ayıplamayın; birbirinizi kötü lakaplarla çağırmayın.”
(Hucurat, 49/11)
Bu ayet, insanın başkasını küçümsemesinin ne kadar yanlış olduğunu gösterir. Çünkü insanın gerçek değeri dış görünüşte, zenginlikte veya makamda değil; Allah katındaki durumundadır. Kur’an bu ölçüyü şöyle açıklar:
“Allah katında sizin en üstün olanınız, O’na karşı gelmekten en çok sakınanınızdır.”
(Hucurat, 49/13)
Bu nedenle bir insanın başka birini küçümsemesi aslında büyük bir yanılgıdır. İnsanların kalplerini ve gerçek değerlerini yalnızca Allah bilir. Kur’an, müminlerin birbirine karşı kardeşlik bilinciyle davranmasını ister:
“Müminler ancak kardeştir.”
(Hucurat, 49/10)
Kardeş olan insanlar birbirlerini küçük düşürmez, kusurlarını ortaya dökmez ve birbirlerinin onurunu zedelemez. Çünkü bir mümini incitmek aslında kardeşini incitmek anlamına gelir.
Kur’an, insanların birbirine güzel söz söylemesini emreder ve dili korumayı önemli bir ahlak ilkesi olarak gösterir:
“Kullarıma söyle: En güzel sözü söylesinler.”
(İsra, 17/53)
Aynı şekilde müminlere doğru ve temiz bir dil kullanmaları öğütlenir:
“Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının ve doğru söz söyleyin.”
(Ahzab, 33/70)
İnsanların birbirine kötü lakaplar takması da Kur’an’ın yasakladığı davranışlardan biridir. Çünkü bu tür sözler insanların onurunu zedeler ve kalpleri kırar. Kur’an, insanın sözlerinin sorumluluğunu da hatırlatır:
“İnsan hiçbir söz söylemez ki yanında onu kaydeden bir gözetleyici bulunmasın.”
(Kaf, 50/18)
Bu ayet, insanın söylediği her sözün kayıt altına alındığını ve hesap gününde karşısına çıkacağını bildirir. Bu yüzden mümin, konuşmadan önce sözünün etkisini düşünmelidir.
Kur’an ayrıca güzel sözün değerini de vurgular:
“Güzel bir söz ve bağışlama, arkasından eziyet gelen sadakadan daha hayırlıdır.”
(Bakara, 2/263)
Bu ayet, sözlerin insanlar üzerindeki etkisini açıkça gösterir. Güzel bir söz kalpleri yumuşatırken, kırıcı sözler kalpleri yaralayabilir.
Sonuç olarak Kur’an, insanların birbirini küçümsemediği, alay etmediği ve incitmediği bir toplum hedefler. Müminlerin dili doğru, güzel ve saygılı olmalıdır. Çünkü insanın gerçek değeri yalnızca Allah katında bilinir ve bu yüzden hiç kimse başka bir insanı küçümseme hakkına sahip değildir.
Aynı başlıktaki daha kapsamlı bilgiler için aşağıdaki web adresinde yer alan makaleyi inceleyebilirsiniz.
Gerçek olan Allah’ın lütfu, hata ise benim aczimdendir.
Selam ve esenlik, hakikati duyanların üzerine olsun.
aydinorhon.com