İslam Zenginlerin Oyuncağı Değil, Mazlumların Umududur
Kardeşim, artık yüksek sesle söyleme vakti geldi: İslam, saraylarda gösteriş yapanların değil; alın teriyle yaşayan, hakkı çiğnenmiş mazlumların dinidir. Ama bugün bu gerçek neredeyse tamamen tersine çevrildi. Din anlatanların makamları, arabaları, ofisleri, özel korumaları, protokol yerleri var. Peki ama bu neyin dini?
Allah bu düzeni önceden haber vermişti. Kalem Suresi 24. ayette, servetinden şımaran bir tip şöyle der:
“(Dedi ki:) Bugün bana karşı kimse üstün gelemez.” (Kalem 68:24)
İşte bu, zenginliğin sarhoşu olmuş bir kibirlinin sözüdür. “Ben malım sayesinde güçlüyüm, kimse beni alt edemez” diyen bir tip. Tanıdık geldi mi? Bugün de malı ve itibarıyla kendini “dokunulmaz” sanan nice insan var. Ama Allah, bu şımarıklığı yerle bir eder. Çünkü o mal, o güç, o gösteriş aslında bir sınavdır.
Şimdi gelelim asıl müjdeye… Kasas Suresi 5-6. ayetlerde Allah ne buyuruyor, bak:
“Biz ise, yeryüzünde ezilenlere lütufta bulunmayı, onları önder yapmayı, mirasçılar kılmayı ve onları yeryüzünde egemen kılmayı istiyoruz.” (Kasas 28:5-6)
Ne diyor Allah? Mazlumları yüceltmek istiyoruz! Güç, para, saltanat sahiplerini değil… Hani şu hor görülenleri, ezilenleri, sesi kısılmış olanları… İşte Allah, bu insanları yeryüzüne mirasçı kılacağını söylüyor.
Yani İslam, aşağılananların başını kaldıran bir dindir. Saraylara, lüks yatlara, altın tahtlara oturanların değil. Tarihte de bu böyleydi. Musa, Firavun’a karşı; İbrahim, Nemrut’a karşı; Muhammed, Mekke’nin zengin tekelcilerine karşı durmuştu. Hepsi de zayıf görülenlerle birlikte yürüdü. Çünkü hak hep mazlumun yanındadır.
Ama bugün ne oldu? Din; lüks vaaz salonlarında, şatafatlı iftar sofralarında, protokolde ön sıraya dizilen sözde “din adamları”nın tekelinde. Ezilenin değil, ezenin yanında konuşan bir “din tüccarlığı”na dönüştü. Oysa Allah diyor ki:
“Şu dünyada güçsüz bırakılanları biz yeryüzünün mirasçıları kılacağız.”
Kardeşim, bu mesajı almazsak, Kur’an’ın hangi mesajını alacağız?
Bugün Kur’an’la gerçekten yaşamak isteyen biri, yoksulun halini görmeden yaşayamaz. O kişi, bir mazlumun adını duymadan, bir yetimin gözyaşına dokunmadan “dindarım” diyemez. Çünkü Allah, Kitabını ezilenlerin duasına cevap olsun diye indirdi.
Selam ve dua ile…
aydinorhon.com