Kur’an: Geçmişe Ayna, Bugüne Rehber
Kardeşim, şu çok tartışılıyor ya: “Kur’an tarihsel midir yoksa evrensel mi?” İşte ben de bu meselede şöyle düşünüyorum; aslında ikisi birden. Yani Kur’an sadece indiği döneme ait bir kitap değil, aynı zamanda bugünü ve yarını da kapsayan bir rehber. Nasıl mı? Hadi birlikte konuşalım biraz.
Öncelikle, Kur’an’ın içinde anlatılan birçok olay var. Geçmiş kavimlerin başına gelenler, elçilerin mücadelesi, Firavunlar, Nemrutlar, Lut kavmi, Semud, Ad… Bunlar tarihsel değil mi? Elbette tarihsel. Ama bu kıssalar sadece birer hikâye mi? Asla. Allah bu örnekleri “düşünesiniz, ibret alasınız” diye anlatıyor. Yani bu olaylar olmuş, ama asıl olan bizim o olaylardan ne anladığımız. Şu ayete bakalım:
“Andolsun, onların kıssalarında akıl sahipleri için ibretler vardır. Bu (Kur’an), uydurulmuş bir söz değildir. Ancak, kendinden öncekilerin tasdiki, her şeyin açıklaması, iman eden bir toplum için hidayet ve rahmettir.” (Yusuf 12:111)
Şimdi soruyorum sana kardeşim, bir kitap hem geçmişi anlatıyor, hem de “ibret alın” diyorsa; bu kitabın mesajı sadece o döneme ait olabilir mi? Elbette hayır. Kur’an o dönemin şartlarını örnek veriyor ama mesajı bugüne de hitap ediyor. Hatta senin şu an bu satırları okuman, bunun canlı bir kanıtı değil mi?
Bak mesela Kur’an’da ribanın haram olduğundan bahsediliyor. (Bakara 2:275-279) Peki bu sadece o dönemde mi geçerliydi? Bugün dünya ekonomisinin geldiği noktada, ribanın insanları nasıl köleleştirdiğini, sömürdüğünü hepimiz görüyoruz. Demek ki hüküm tarihsel değil, mesaj evrensel.
Kur’an’ın bu yönünü anlamayanlar bazen şöyle diyor: “Ama Kur’an o dönemin Arap toplumuna indi, onların sorunlarına cevap veriyor.” Doğru. Ama o sorunlar bugün de bizde yok mu? Adaletsizlik, haksızlık, mal sevdası, gösteriş, cehalet, şirk, zulüm… Hiçbir şey değişmemiş aslında. Oyuncular değişmiş ama sahne aynı.
Allah’ın kelamı zamana ve mekâna sığmaz. O yüzden Kur’an ne sadece geçmişi anlatır, ne de sadece bugünü. Zaten Kur’an’da şöyle bir ifade var:
“Bu, kendisiyle uyarılsınlar, Allah’ın tek bir ilah olduğunu bilsinler ve akıl sahipleri düşünüp öğüt alsınlar diye insanlara bir bildiridir.” (İbrahim 14:52)
Dikkat ettin mi? “İnsanlara bir bildiridir” diyor. Sadece Araplara değil, sadece bir döneme değil. İnsanlara. Her çağda, her dilde, her coğrafyada insanlara.
Bir de şu var kardeşim: Kur’an kıyamete kadar geçerli olduğunu zaten kendi söylüyor. Allah kitabı indirdiğini, onu koruyacağını söylüyor. (Hicr 15:9) Eğer sadece o döneme ait olsaydı, niye korunsun ki? Tarih kitabı gibi olurdu. Ama öyle değil. Allah, bu kitabın her çağda, her ortamda bir kılavuz olduğunu söylüyor.
O yüzden Kur’an’ı sadece geçmişin olaylarıyla sınırlamak, onu susturmak olur. Aynı şekilde sadece bugüne çekip geçmişi yok saymak da eksik olur. Kur’an geçmişten beslenerek bugünü anlamamızı ve geleceği inşa etmemizi ister.
Sonuç olarak kardeşim, Kur’an hem tarihsel olayları anlatır hem de evrensel mesajlar taşır. Yani geçmişi anlatırken bugünü inşa eder. Bu yüzden onu hem okurken hem anlamaya çalışırken zamanlar ötesi bir kitap gibi görmek gerekir. Hem düne hem bugüne hem yarına seslenir. Biz yeter ki kulak verelim.
Selam ve esenlik seninle olsun.
aydinorhon.com