Kur’an’a Göre Vahye Uymak
Kur’an, Müslümanlara dini yalnızca Allah’tan gelen vahiy yoluyla öğretir. Nebi Muhammed’in görevi ise bu vahyi olduğu gibi tebliğ etmek ve sadece ona uymaktır. Bu gerçek, Kur’an’ın birçok ayetinde açıkça vurgulanır. Nebi’in kendisi de yalnızca vahyedilene uyduğunu, gaybı bilmediğini, kendi görüşüne göre hüküm vermediğini defalarca beyan etmiştir. Bu, Kur’an’a göre dini anlayışta temel bir ilkedir: Sadece vahye uymak.
“Ben yalnızca bana vahyedilene uyarım.” (En’am 50, Yunus 15, Yunus 109)
Bu yaklaşım, dini bilgi ve uygulamaların yalnızca Kur’an’dan alınması gerektiğini ortaya koyar. Kur’an dışı kaynakların –ister bir din adamı sözü, isterse gelenek olsun– dinin içine sokulması kesin olarak reddedilir. Çünkü Allah, Kur’an’ın eksiksiz olduğunu, içinde hiçbir şeyin noksan bırakılmadığını bildirmiştir:
“Biz Kitap’ta hiçbir şeyi eksik bırakmadık.” (En’am 38)
Bu ayet, dinde açıklanmamış hiçbir boşluğun olmadığını gösterir. Allah, kitabında unutmamış ve eksik bırakmamıştır. Bu durumda insanlar din adına Kur’an’da bulunmayan şeyleri nasıl iddia edebilir? Bu, açık bir iftiradır.
Yine Kur’an, Muhammed’in sadece bir elçi olduğunu, Allah’ın hazinelerine sahip olmadığını, gaybı bilmediğini ve bir melek olmadığını bildirir:
“Ben size Allah’ın hazineleri bendedir demiyorum. Ben gaybı da bilmem. Ben yalnızca bana vahyedilene uyarım.” (En’am 50)
Kur’an’a göre uymamız gereken yol budur: Tıpkı Resul gibi yalnızca vahye uymak. Her türlü kişisel görüş, dini lider sözleri veya toplumsal alışkanlıklar bu çizgiyi aşamaz. Çünkü Allah yalnızca kendi indirdiğiyle hükmetmeyi emreder. Kur’an’ın dışında kalan şeyler, insanların zanna dayalı yorumlarıdır:
“Yeryüzündekilerin çoğuna uyarsan seni Allah’ın yolundan saptırırlar. Onlar sadece zannediyorlar ve sadece saçmalıyorlar.” (En’am 116)
Dini öğrenmek ve yaşamak isteyen kişi, doğrudan Kur’an’a yönelmelidir. Muhammed’de kendisine mucize istenince, kendi gücüyle hiçbir şey yapamayacağını söylemiş ve sadece vahyedileni okuyacağını bildirmiştir:
“Ben sadece bana vahyedilene uyarım. Bu (vahiy), iman eden bir toplum için bir rahmettir.” (A’raf 203)
Allah katında hesaba çekileceğimiz kaynak da Kur’an’dır:
“Şüphesiz bu Kur’an, sana ve kavmine bir öğüt ve bir şereftir. Ondan (sorumlu tutularak) hesaba çekileceksiniz.” (Zuhruf 44)
O halde Kur’an dışı hiçbir söz veya yorum, dinin kaynağı olamaz. Din adına hüküm veren yalnızca Allah’tır ve O, hükmünü vahiy aracılığıyla vermiştir. Hiçbir din adamı, mezhep veya gelenek bu hükmü değiştiremez.
Selam ve dua ile…
aydinorhon.com