Kuran’da Mecazi Ölüm: Kalbin Ölümü ve Hakikatten Uzaklaşma
Bu bölümde Kur’an’ın anlattığı mecazi ölüm, yani kalbin ölümü ele alınır. Ölüm yalnızca bedenin sona ermesi değildir; insan hayatta olduğu hâlde hakikate, iyiliğe ve ilahi uyarılara kapalıysa manevi olarak ölü sayılır. Kur’an, kalbin katılaşmasını bu durumun en belirgin işareti olarak gösterir. Katılaşmış kalp görür ama anlamaz, duyar ama etkilenmez; iyiliği fark etmez, uyarıyı önemsemez.
Manevi ölümün temel sebepleri inkâr ve nifaktır. Hakikati reddetmek ya da inanmadığı hâlde inanmış gibi davranmak, kalbi karanlığa sürükler. Ancak Kur’an burada umudu da eksik bırakmaz. Tevbe ve hidayetle kalp yeniden dirilebilir; insan fark ettiğinde, yöneldiğinde ve samimiyetle değişmeye niyet ettiğinde manevi hayat yeniden başlar.
Kalbi canlı tutmanın yolu, farkındalık, dua, doğruyu görüp uygulama ve ilahi hatırlatmaları ciddiye almaktan geçer. Bu bölümün ana mesajı şudur: İnsan beden olarak yaşayabilir ama kalbini ihmal ederse hakikatten uzaklaşır. Kur’an, okura kalbini diri tutması, duyarsızlığa teslim olmaması ve her gün yeniden uyanması için çağrıda bulunur.
Aynı başlıktaki daha kapsamlı bilgiler için aşağıdaki web adresinde yer alan makaleyi inceleyebilirsiniz.
Gerçek olan Allah’ın lütfu, hata ise benim aczimdendir.
Selam ve esenlik, hakikati duyanların üzerine olsun.
aydinorhon.com