8 Şubat 2026

Kur’an’ı Terk Etmek: Tarihten Günümüze Aynı Hata

ile aydinorhon

Allah katında din tektir ve o da İslam’dır. Bu din, tarih boyunca Nebi Musa’ya, Nebi İsa’ya ve Nebi Muhammed’e gönderilen vahyin ortak adıdır. Değişen nebiler ve toplumlar olsa da değişmeyen tek şey, Allah’a teslimiyet çağrısıdır. Ancak insan, her dönemde bu sadeliği bozmuş; Allah’ın indirdiği kitabın önüne kendi sözlerini, geleneklerini ve otoritelerini koymuştur.

Tevrat ve İncil örneklerinde görüldüğü gibi, ilahi kitaplar zamanla hayatın merkezinden çekilmiş; onların yerine din adamlarının yorumları, kültürel kurallar ve insan ürünü dogmalar geçmiştir. Kur’an, bu sapmayı tekrar etmemek için gönderilmiş son vahiydir ve Allah tarafından korunmuştur. Buna rağmen bugün de benzer bir hata işlenmektedir: Kur’an kabul edilmekte, fakat hüküm kaynağı olarak merkeze alınmamaktadır. Mezheplerin, cemaatlerin, hocaların ve geleneklerin sözleri çoğu zaman Kur’an’ın önüne geçirilmektedir.

Kur’an’ı terk etmek, onu tamamen inkâr etmek değil; onu hayattan dışlamak, ölçü olmaktan çıkarmaktır. Rasulullah’ın “Kavmim bu Kur’an’ı terk edilmiş bir şey edindiler” sözü, sadece geçmişi değil bugünü de anlatmaktadır. Çünkü Kur’an terk edildiğinde din parçalanmakta, birlik bozulmakta ve insanlar gruplara ayrılmaktadır. Oysa Allah, Müslümanları tek bir ipte, yani vahiyde birleşmeye çağırmıştır.

Sonuç olarak metin, okuyucuya şu çağrıyı yapmaktadır: Allah dini kolaylaştırmışken insanların onu zorlaştırmasının, birleştirmişken bölmesinin bedeli ağırdır. Kurtuluş; mezheplerde, şahıslarda ya da geleneklerde değil, doğrudan Kur’an’a sarılmaktadır. Geçmiş ümmetlerin düştüğü hataya düşmemek için tek çıkış yolu, Kur’an’ı yeniden merkeze almak ve Allah’ın ipine sımsıkı tutunmaktır.

Aynı başlıkta daha kapsamlı bilgiler için aşağıdaki web adresinde yer alan makaleyi inceleyebilirsiniz.

Gerçek olan Allah’ın lütfu, hata ise benim aczimdendir.

Selam ve esenlik, hakikati duyanların üzerine olsun.
aydinorhon.com