NEBİNİN SÜNNETİ KUR’AN’DADIR
Kardeşim, bugün “sünnet” dendiğinde çoğu insanın aklına, yüzyıllar sonra toplanmış rivayet kitapları geliyor. Oysa Kur’an’a göre Nebi’nin sünneti, onun kendi sözlerinden veya aktarılan hadislerden değil, Allah’ın vahyettiği ayetlerden öğrenilir. Çünkü Nebi’nin hayatı, Kur’an’a birebir uymak üzerine kuruluydu. Allah ona, “Ben sadece bana vahyedilene uyarım.” (Ahkaf 46:9) demesini emretti. Bu, onun en büyük örnekliğidir.
Yani bir insan Nebi’yi gerçekten örnek almak istiyorsa, yapması gereken tek şey Kur’an’a uymaktır. Çünkü Kur’an’da din adına eksik hiçbir şey yoktur. Allah kitabında şöyle buyurur: “Bugün dininizi kemale erdirdim, üzerinizdeki nimetimi tamamladım ve size din olarak İslam’ı seçtim.” (Maide 5:3) Bu ayet, dinin tamamlandığını ve başka kaynaklara gerek olmadığını açıkça ortaya koyar.
Peki Nebi’nin örnekliği Kur’an’da nasıl anlatılır? Bak, ayetler bunu bize tek tek gösteriyor:
Allah, onun yalnızca kendisine kul olduğunu söyler: “Allah’a kul olun.” (Ali İmran 3:79)
Bir karar alırken istişare ederdi: “Onlarla iş konusunda istişare et.” (Ali İmran 3:159)
Allah’ın indirdiğiyle uyarırdı: “Biz seni ancak müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik.” (En’am 6:48)
Dini tebliğ ederken hiçbir ücret istemedi: “Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum.” (En’am 6:90)
Allah’a karşı asla yalan uydurmadı: “Allah’a yalan isnat edenlerden daha zalim kimdir?” (En’am 6:93)
Kimsenin vekili olmadı: “Sen onların üzerine bir vekil değilsin.” (En’am 6:107)
Allah’tan başka hüküm koyucu tanımadı: “Allah’tan başka bir hakem mi arayayım?” (En’am 6:114)
Haramı da helali de Allah’tan öğrendi: “De ki: Bana vahyolunanda haram kılınmış bir şey bulamıyorum.” (En’am 6:145)
Vahiy edilenden başkasına uymadı: “Sadece bana vahyedilene uyarım.” (A’raf 7:203)
Kur’an’dan başka hitap kabul etmedi: “Bu Kur’an’dan başka bir söz getir.” dediklerinde, “Ben onu kendiliğimden değiştiremem.” (Yunus 10:15)
Daveti yalnız Allah’a yaptı: “Ben yalnızca Rabbime yönelirim.” (Yunus 10:108)
Asla Allah’a ortak koşmadı: “Ben yüzümü, gökleri ve yeri yaratana yönelttim; ben müşriklerden değilim.” (Yusuf 12:108)
Vahyi açıkça duyurdu: “Sana emredileni açıkça bildir.” (Hicr 15:94)
Sadece vahiyle uyardı: “Ben sizi sadece vahiyle uyarıyorum.” (Enbiya 21:45)
Kur’an’la cihat etti: “Kâfirlere itaat etme, bu Kur’an’la onlara karşı büyük bir cihat yap.” (Furkan 25:52)
Dinini Kur’an’dan öğrendi: “De ki: Ben sadece bana vahyedilene uyarım.” (Sebe 34:50)
Dinini yalnız Allah’a halis kıldı: “De ki: Ben dinimi yalnız Allah’a halis kıldım.” (Zümer 39:14)
Hata yaptığında bağışlanma diledi: “Bil ki, Allah’tan başka ilah yoktur; hem kendin hem mümin erkek ve kadınlar için bağışlanma dile.” (Muhammed 47:19)
Yalnız Rabbine dua etti: “Ben ancak Rabbime dua ederim.” (Cin 72:20)
Kimseyi dine zorlamadı: “Sen onların üzerinde bir zorlayıcı değilsin.” (Gaşiye 88:22)
Her türlü şerden Allah’a sığındı: “De ki: Sığınırım insanların Rabbine…” (Nas 113:2)
İşte Nebi’nin gerçek sünneti budur kardeşim. Bu ayetler, onun nasıl yaşadığını, neye değer verdiğini, nasıl bir duruş sergilediğini apaçık gösterir. Rivayetlerde geçen binlerce çelişkili söz arasında boğulmaya gerek yok. Çünkü Allah, Nebi’nin sünnetini zaten Kur’an’da korumuştur.
Kur’an dışı rivayetlere dayanarak “sünnet” arayanlar, aslında Nebi’ye değil, onun adına konuşan insanlara uymuş olurlar. Oysa Nebi, yalnızca Allah’a uymuştu. O yüzden biz de onu örnek almak istiyorsak, aynı yolu izlemeliyiz: yalnız Kur’an’a sarılmak.
Unutma kardeşim, Allah’ın koruduğu tek şey Kur’an’dır. (Hicr 15:9) Bu yüzden gerçek sünnet, bu korunan kitabın içindedir.
Gerçek olan Allah’ın lütfu, hata ise benim aczimdendir.
Selam ve esenlik seninle olsun.
aydinorhon.com
Formun Üstü