Sakın Çoğunluk Sizi Yanıltmasın!
Kardeşim, hiç düşündün mü, neden insanlar çoğunluğa bu kadar güvenir? Kalabalığın içinde bir tür güven duygusu var sanki. “Herkes aynı şeyi yapıyorsa, demek ki yanlış olamaz” diye düşünür insan. Oysa Kur’an tam tersini söyler: çoğunluk, çoğu zaman hakikatin değil, gafletin peşindedir. Kalabalık bir yönü gösteriyorsa, orada durup düşünmek gerekir. Çünkü Kur’an, insanı sürü psikolojisinden kurtarmak ve bilinçli bir birey haline getirmek ister.
Nahl Suresi’nde Rabbimiz şöyle buyurur: “İnsanların çoğu kâfirdir.” (Nahl 83). Bu ayet, ilk bakışta sert gelebilir ama aslında derin bir uyarı taşır. Yani inançsızlık, hakikatten uzaklaşma yaygın olabilir; fakat yaygın olanın doğru olduğu anlamına gelmez. Kalabalıklar alkışlayabilir, bir fikir toplumun geneline yayılabilir ama hakikat, popüler olanın içinde gizli değildir. Gerçek, çoğu zaman azınlığın sesinde, düşünenlerin kalbindedir.
Maide Suresi’nde “Çoğu fasıktır.” (Maide 49) buyurulurken, Rum Suresi’nde “Çoğu müşriktir.” (Rum 42) deniliyor. Yani insanlık tarih boyunca hakikatten sapmaya meyilli olmuş. Kur’an bu durumu bir gerçeklik olarak önümüze koyuyor. Demek ki insanın doğasında, kolay olanı seçme ve sürüye katılma eğilimi var. Bu yüzden kişi kendini sürekli denetlemeli, “ben gerçekten doğru yolda mıyım, yoksa çoğunluğun gidişine mi kapıldım?” diye sormalı.
İsra Suresi’nde “Çoğu inkârcıdır.” (İsra 82), Yunus Suresi’nde ise “Çoğu gafildir.” (Yunus 92) ifadesi geçer. Dikkat et, burada sadece inkâr değil, “gaflet” yani farkında olmama hali de vurgulanıyor. İnsan bazen hakikati reddetmez, sadece görmezden gelir. İşte en tehlikelisi de budur. Çünkü gaflet, insanın ruhunu sessizce uyutan bir sis gibidir. Farkında olmadan insanın kalbini karartır, aklını perdeyle kaplar.
Şuara Suresi’nde “Çoğu yalancıdır.” (Şuara 223), Furkan Suresi’nde ise “Çoğu nankördür.” (Furkan 50) buyruluyor. Yalan ve nankörlük yaygınlaşınca toplumun dengesi bozulur. Güven kaybolur, doğruluk unutulur, insanlar birbirine şüpheyle bakar hale gelir. Oysa Kur’an bize güveni, doğruluğu ve vefayı öğretir. Ama çoğunluk bunları kaybettiğinde, hakikat sessizleşir.
Bakara Suresi’nde “Çoğu iman etmez.” (Bakara 243), Zuhruf Suresi’nde de “Çoğu hata eder.” (Zuhruf 78) denilmesi boşuna değildir. İnsan hem inançta hem davranışta zayıflık gösterebilir. Ama asıl mesele hata yapmak değil, hatada ısrar etmektir. Kur’an insanın tövbe etmesini, yanlışını fark edip dönmesini ister. Çoğunluk hatayı sürdürür, ama bilinçli insan o hatayı fırsata çevirir.
Yusuf Suresi’nde “Çoğu Allah’a ortak koşar.” (Yusuf 106) ifadesiyle büyük bir hakikate dikkat çekiliyor. Şirk, sadece putlara tapmak değildir; insanın kendi çıkarını, nefsini veya bir başka otoriteyi Allah’ın önüne koyması da şirktir. Fussilet Suresi’nde de “Çoğu Kur’an’dan yüz çevirir.” (Fussilet 4) buyurularak bu durumun temelinde Kur’an’dan uzaklaşmak olduğu hatırlatılır. Yani insan, vahiyden uzaklaştıkça gaflete, şirk ve yanlışa daha kolay düşer.
Bir de Maide Suresi’nde geçen “Çoğu akıl etmez.” (Maide 103) ayeti var. Bu, bütün tabloyu özetleyen bir uyarıdır. Çünkü düşünen, aklını kullanan insan zaten çoğunluğa körü körüne uymaz. Düşünmeyen, sorgulamayan kişi ise kolayca yönlendirilir. Sebe Suresi’nde de “Çoğu, rızkı Allah’ın verdiğini bilmez.” (Sebe 36) denilerek, insanın nankörlüğüne ve farkındalık eksikliğine dikkat çekiliyor. Yani çoğu insan, elindekinin kaynağını bile göremiyor.
Kardeşim, bütün bu ayetleri bir araya getirdiğinde ortaya şu net gerçek çıkıyor: Kalabalık olmak haklı olmak demek değildir. Çoğunluk çoğu zaman gafletin, alışkanlıkların ve kolaycılığın temsilcisidir. Gerçek, her zaman azınlığın sesiyle yankılanır. Kur’an, “çoğunluğa uymayın” derken aslında insanı özgürleştirmektedir. Çünkü düşünmeden uymak köleliktir; sorgulamak ise özgürlüktür.
Bu yüzden mesele, kimlerle yürüdüğün değil, hangi yolda yürüdüğündür kardeşim. Kalabalıklara değil, hakikate kulak ver. Çünkü hakikat, azınlıkta bile olsa asla yalnız değildir.
Selam ve esenlik seninle olsun.
aydinorhon.com