Gelenekçi/mezhepçi ehlisünnet din anlayışına göre; “Allah doğrudan herkes tarafından anlaşılacak ve okunup içindeki hükümleri uygulanabilecek bir kitap göndermedi.
Geleneksel din anlayışında, duamızdan sonra veya herhangi bir ünlem gerektiren cümlelerin sonunda Yüce Allah’ı anarken, Muhammed’i de anma geleneğimiz vardır.
Nebi Muhammed döneminde Hanefi, Şafi, Hambeli ve Maliki gibi dini mezhepler yoktu. Dört halife döneminde de bu mezhepler mevcut değildi. Mezheplerin yokluğunda Müslümanlar dinlerini yaşamaya devam ediyorlardı.
O kadar çok Yüce Allah’a karşı yanlış cümleler kuruyoruz ki… Bunun sebebi Kur’an’ın sahibi olan Yüce Allah’ı tam anlamıyla tanımamamızdan kaynaklanıyor.
“Allah saptırmasın!”
“Allah şaşırtmasın!”
“Allah huzurunuzu bozmasın!“