31 Ocak 2025

İslam ve Din Tüccarları: Kur’an’ın Korunması

ile aydinorhon

İslam, tarih boyunca birçok elçinin tebliğ ettiği bir inanç sistemidir. Muhammed, Musa, İsa gibi seçilmiş elçiler, insanlığa doğru yolu göstermek için gönderilmiştir. Ancak zamanla, bu dinlerin başına gelenler, gerçeği zedelemiş ve çeşitli sapkınlıkların ortaya çıkmasına neden olmuştur.

Günümüzde de din tüccarları, kendi çıkarları doğrultusunda İslam’ı çarpıtarak çeşitli rivayetler uydurmaktadır. Bu kişiler, İslam’ı menfaatleri için kullanarak dinin özünü bozmaya çalışıyor. Son kitabın diğerlerinden farkı, tahrif edilmemiş olmasıdır. Ancak Kur’an, anlamadan okunduğunda veya sadece seslendirildiğinde, inananların gerçek İslam’ı anlamasını engelliyor ve dinin özünden uzaklaşmalarına yol açıyor. Din tüccarları, İslam’ı mezheplere bölerek farklı inanç sistemleri oluşturmuş ve toplumu parçalamıştır.

En’am Suresi 159:
“Dinlerini parça parça edip gruplara ayrılanlar var ya, senin onlarla hiçbir ilişkin yoktur. Onların işi ancak Allah’a kalmıştır. Sonra onlara yapmış olduklarını bildirecektir.”

Kur’an, Allah tarafından korunan, değişmeyen ve evrensel mesajlar içeren bir metin olarak büyük önem taşır. Din tüccarları, Yüce Allah’ın kitabını ölü bir metne dönüştürmüş, yetmemiş, ölüye okunan kitap hâline getirmişlerdir. Halbuki Kur’an, ayakta gezen, gözlerini kör, kulaklarını sağır edenlere inmiştir. Bu nedenle, inananların Kur’an’a sarılması ve gerçek İslam’ı meallerden anlaması büyük önem taşır.

Yasin Suresi 69-70:
“Biz ona (Muhammed’e) şiir öğretmedik. Zaten ona gerekmez de. O(nun söyledikleri), sağ olanları uyarsın ve kâfirlere de azap sözü gerçekleşsin diye sadece (gerçeğin) hatırlatması ve apaçık bir Kur’an’dır.”

Peki Kur’an’a sarılmak, günlük hayatta ne demektir? İşte birkaç örnek:

  1. Kararlarımızı Kur’an ile Vermek:
    Bir iş yeri, yatırım veya aile kararı verirken, “Kur’an ne diyor?” sorusunu sormak. Haksız kazançtan, zulümden ve haksız rekabetten kaçınmak, Kur’an’ın rehberliğini hayata taşımaktır.
  2. Öfke ve Tartışmalar:
    Kur’an, sabırlı olmayı ve adil davranmayı öğütler. Günlük hayatta bir tartışmada Kur’an’ın ölçülerini hatırlamak, öfkenin önüne geçmek ve haklı olmayı değil, doğru olmayı hedeflemek demektir.
  3. İlişkilerde Adalet ve Merhamet:
    Kur’an, aile, arkadaş ve komşuluk ilişkilerinde adil ve merhametli olmayı vurgular (Nisa 36). Komşusuna kötü davranan, iş arkadaşına zulmeden veya aile bireyine haksızlık yapan kişi, Kur’an’dan uzaklaşmıştır.
  4. Zaman Yönetimi ve İbadet:
    Kur’an, Allah’ı hatırlamayı ve ibadeti sürekli bir şekilde hayatın parçası kılmayı öğütler (Ahzab 41-42). Namaz ve zikir, sadece ritüel değil, hayatı Allah’ın ölçülerine göre düzenleme aracıdır.
  5. Tüketim ve Paylaşım:
    Kur’an, bolluk ve refah içinde yaşayanların paylaşmayı unutmamalarını, yoksullara el uzatmalarını emreder (Bakara 267). Günlük hayatta harcamalarımızı ve birikimlerimizi bu ölçülerle yapmak, Kur’an’a sarılmanın pratik örneklerindendir.

Din tüccarlarının etkilerine karşı dikkatli olmak ve Kur’an’a sarılmak, inananların en temel sorumluluğudur. Şirkten korunmak ve Allah’ın dinini yaşamak için Kur’an’ı rehber edinmek gerekir. Bu, bireysel bir sorumluluk olmanın yanı sıra, huzurlu bir yaşam ve ahiret hayatının kurtuluşu için de elzemdir.

Gerçek olan Allah’ın lütfu, hata ise benim aczimdendir.

Selam ve esenlik seninle olsun.

aydinorhon.com