9 Nisan 2025

Dua ve Hayırlı Olanı İstemek Üzerine

ile aydinorhon

Dua, insanın Yüce Allah’a yaklaşmasının en içten yollarından biridir. Ancak, bu yolda izlenmesi gereken prensipler ve sınırlar üzerine tartışmalar her zaman mevcut olmuştur. Bugün ele alacağımız konu, “hayırlı olanı istemek” ve bunun dini bağlamıdır. Herkesin dua etme şekli ve bu dua sırasında hangi ifadeleri kullanmanın doğru olduğu üzerine bazı sorgulamaları ele alacağız.

“Hayırlı olanı istemeyecekmişiz” Bu ifade, pek çok kişinin kafasında soru işaretleri oluşturur. Kimi inanç sistemlerinde, dua etmenin belirli kurallara tabi olduğu, hayırlı olanı istemek sadece evliyalara ait olduğu düşünülmektedir. Bu tür inançların sorgulanması gerekir. Allah’ın kitabında böyle bir kısıtlama yoktur. O halde, bu anlayış kim tarafından ve ne amaçla oluşturulmuştur? Allah’ın verdiği özgürlük çerçevesinde, herkes içinden geldiği şekilde dua edebilir.



Kur’an-ı Kerim’de dua, ibadet olarak değerlendirilmektedir. Mümin 60. ayette, “Bana dua edin; size icabet edeyim / karşılık vereyim!” denilmektedir. Bu, dua etmenin ne kadar önemli olduğunu açıkça gösterir. Aynı şekilde, Furkan suresinin 77. ayetinde de “İbadetiniz (duanız) olmasa Rabbim size ne diye değer versin?” ifadesi, dua etmenin müminlerin Rabb’leriyle kurdukları ilişkinin temel bir parçası olduğunu vurgular.



Dua, bireyin Allah’a karşı yaptığı bir yalvarış ve yakarıştır. Annenin, babanın, çocuğun, hacının, hocanın ya da evliyanın duası diye farklı kategoriler oluşturmak yanlıştır. Herkes, Allah’a istediği şekilde dua edebilir; dua, bireysel bir ibadet biçimidir. Hz. Muhammed zamanında olduğu gibi, günümüzde de tüm müminler, Allah’a yakarışlarını içten bir şekilde ifade etme hakkına sahiptir. Hucurat suresinin 13. ayeti, “Allah katında üstünlük takva sahiplerindir” diyerek, aynı zamanda insanların birbirine üstünlüğünü de ortadan kaldırır. Takva, kulların somut bir niyet ve samimiyetle Allah’a yaklaşmalarını gerektirir.



Takva, kişinin Allah’a karşı duyduğu sorumluluk bilinciyle hareket etmesini, O’nun emirlerine uymasını ve yasaklardan kaçınmasını içerir. Dini görevleri yerine getirmek, günahlardan kaçınmak ve Allah korkusuyla yaşamak, takvanın en önemli boyutlarıdır. Takva sahibi bireyler, dualarında da amacını ve niyetini belirgin bir şekilde ifade ederler. Ameller niyetlere göredir; dolayısıyla, dua ederken “hayırlısıyla” kelimesini kullandığımızda, arka planda yatan niyet önem kazanır.



“Hayırlısı”, en iyi sonucu istemek veya Allah’tan hayırlısını dilemek anlamına gelir. Belirsiz durumlar karşısında bir umut ve teselli kaynağıdır. Olumsuz durumlarla karşılaştığımızda, “böyle olması hayırlıymış” diyerek geleceği kabullenme ve iyi niyet besleme fikrini ifade eder. Hayırlısı demek, Allah’tan gelen her türlü duruma razı olma makamını temsil eder.

Unutulmamalıdır ki, tüm diller, kelimeler ve kainattaki her şey Allah’ındır; bu yüzden de kimse bunları tekeline geçiremez. Dua, içtenlikle yapılan bir ibadet olarak herkesin kalbinden akan bir sevgidir. “Herkes istediği, içinden geldiği gibi dua edebilir. Bu nedenle, dua ederken hayırlı olanı istemekten çekinmemeli ve bunu yaparken kalplerimizi samimiyetle doldurmalıyız.”

Selam ve dua ile…
aydinorhon.com