13 Nisan 2025

Dua ve Kalp Düzeltme

ile aydinorhon

Dua, kalpleri düzeltmek için yapılan bir ibadettir. Bu düzeltme, mecazi anlamda, yönü bozuk kalplerin gerçeğe dönüşünü ifade eder (Bakara, 2:10). Ancak sadece dua etmek yeterli değildir. Fatiha Suresi’nin 5. ayetinde, “İyyake nabudü ve iyyake nestain” ifadesiyle, “yalnız sana ibadet eder, yalnız senden yardım isteriz” denilmektedir. Bu ayeti her gün namazlarımızda tekrar ederiz. Öncelikle Allah’a olan sorumluluklarımızı yerine getirmeli, ardından yardım dilemeliyiz. Aksi takdirde, yaptığımız duaların pek bir anlamı kalmaz.

Yüce Allah, Mümin Suresi’nin 60. ayetinde şöyle buyurmuştur: “Bana dua edin, cevap vereyim. Şüphesiz ki bana ibadeti bırakıp kibirlenenler, ileride aşağılanarak cehenneme gireceklerdir.” Bu, Yüce Allah’a yaptığımız duaların karşılığını göreceğimiz anlamına gelir. Ancak başa, dişe, nezleye, romatizmaya veya kansere karşı bu duaların doğrudan bir faydası yoktur. Bu hastalıklar, bizim için bir imtihan sebebidir.

Nisa Suresi’nin 79. ayetinde ise, “Sana gelen her bir iyilik Allah’tandır. Başına gelen her bir kötülük ise nefsindendir” denilmektedir. Yüce Allah, iyiliği yarattığı kainatla, emrimize verdiği meleklerle ve vahyi ile bize sunar. Kötülüğü ise biz kendi kendimize oluştururuz. Alkol, sigara veya hatalı beslenme gibi davranışlarla, bize emanet olan vücudumuzdaki organları, yani sağlığımızı korumaya çalışmalıyız. Emanet olan vücudumuza ihanet etmemeliyiz. Dua da bir ibadettir ve Allah’a karşı olan acziyetimizin göstergesidir. Ancak dua kitaplarında yazan, doktor reçetesi gibi dualara itibar etmemeliyiz.

Fatır Suresi’nin 45. ayetinde ise, “Allah insanları yaptıkları yüzünden (hemen) hesaba çekseydi, onun sırtında (yeryüzünde) hiçbir canlı bırakmazdı. Ancak onları belirlenmiş bir süreye erteliyor. Süreleri gelince şüphesiz ki Allah kullarını görendir” buyrulmaktadır. Bu ayet, Allah’ın merhametini ve kullarına tanıdığı süreyi vurgular. Ve bana göre dualarımızın karşılığının bize tanınan süre sonunda alacağımız kanaatindeyim. Doğrusunu Rabb’im bilir.

Zümer Suresi’nin 22. ayetinde, “Allah’ın, göğsünü (kalbini) İslam’a açtığı, kendisi de Rabbinden bir nûr üzere olan kişi (kötü olanlarla bir) olur mu? Allah’ı anmada kalpleri katılaşmış olanlara yazıklar olsun! İşte onlar apaçık bir sapkınlık içindedir” denilmektedir. Dua ve vahiy, vücudunda hastalık oluşmuş kişilere şifa beklemek için değil, kalpleri katılaşmış olanları yumuşatmak içindir.

Selam ve dua ile…
aydinorhon.com