Kur’an’a Üvey Evlat Muamelesi
Kur’an, milyonlarca evde, rafta duran ama kapağı açılmayan kitapların başında gelir. Oysa bu kitap, Allah’ın insanlığa son mesajı, yaşam rehberidir. Okunmak ve anlaşılmak için indirilmiştir. Ama ne yazık ki günümüzde Kur’an’a üvey evlat muamelesi yapılmakta, adı yüceltilip içeriği terk edilmektedir.
Kur’an Okunuyor Ama Anlaşılmıyor
Pek çok kişi Kur’an’ı sadece “okunması sevap” diye okur. Anlamına kulak vermez, üzerinde düşünmez. Oysa Kur’an’ın amacı insanlara rehberlik etmektir. Yalnızca sesiyle etkilenmek değil, içeriğiyle dönüşmektir:
“Bu Kur’an, diri olanları uyarsın diye indirilmiştir.”
(Yasin 36/70)
“Şüphesiz, sen ölülere işittiremezsin.”
(Rum 30/52)
Ama insanlar Kur’an’ı anlamadan okuyup ölülerine hediye ederler. Oysa kitap diriler içindir. Ölüye sevap göndermek için değil, yaşayanı uyarmak içindir.
Kur’an’ı Anlamayı Engelleyen Din Adamları
Pek çok cemaat ve tarikat önderi, Kur’an’ın halk tarafından anlaşılamayacağını iddia eder. “Siz bilemezsiniz, bize sorun” diyerek aracı pozisyonuna yerleşir. Bu söylem, Allah’ın Kur’an hakkında söyledikleriyle çelişmektedir:
“Biz onu, öğüt alasınız diye kolaylaştırdık. Hiç öğüt alan yok mu?”
(Kamer 54/17)
“Aklınızı kullanmaz mısınız?”
(Bakara 2/44)
Kur’an’ın “apaçık, anlaşılır, öğüt verici” olduğu onlarca ayetle ifade edilirken, insanların “anlayamazsınız” denilerek uzaklaştırılması büyük bir çelişkidir.
Aklını Bırakan Dinini Kaybeder
Kur’an, akla hitap eden bir kitaptır. Akıl yürütmeyi, sorgulamayı, düşünmeyi teşvik eder. Ancak bugün birçok dini yapı, “aklınızı bir kenara bırakın, teslim olun” diyerek insanları edilgenleştirir. Aklını bırakan birey, eline ne verilirse onu din zanneder. Sonuç: rivayetlerle dolu, Kur’an’a yabancı bir inanç sistemi.
Şefaat Yalnız Allah’a Aittir
Kur’an, insanların tek dostunun ve şefaatçisinin Allah olduğunu açıkça bildirir:
“De ki: Şefaat tamamıyla Allah’a aittir.”
(Zümer 39/44)
Ama uydurma din anlayışında, şeyhler, gavslar, kutuplar “şefaat kapısı” ilan edilmiştir. Bu, Kur’an’a apaçık bir isyandır. Kur’an’da ne bu kavramlara yer vardır ne de bu isimlere.
Rivayet Dini ve Kur’an Dini Ayrımı
Bugün halkın yaşadığı dinin büyük kısmı rivayetlerden oluşur. Hadis adı altında uydurulmuş binlerce söz, Kur’an’a rağmen dine sokulmuştur. Kur’an’ı terk edip hadislerle din oluşturanlar, tıpkı Kur’an’ın tarif ettiği gibi:
“Kur’an’ı terk edilmiş bir kitap hâline getirdiler.”
(Furkan 25/30)
Sonuç olarak, Kur’an hayata yön vermek için indirilmiştir. Onu anlamadan okumak ya da sadece ölüm törenlerinin bir parçası hâline getirmek, bu ilahi mesajın amacını boşa çıkarmaktır. Şefaat ümidiyle insanlara değil, doğrudan Allah’a yönelmeliyiz. Kur’an’ı raftan indirip hayata geçirmedikçe, onun rehberliğinden nasip alamayız.
Selam ve dua ile…
aydinorhon.com