KUR’AN’A SIRT ÇEVİREN, DOĞRU YOLDA OLDUĞUNU SANIR
İnsanların büyük bir kısmı, kendilerini doğru yolda sandıkları hâlde, aslında Kur’an’dan uzak bir hayat sürmektedir. Bu, Kur’an’ın açıkça haber verdiği bir aldanış biçimidir. Zuhruf Suresi 36-37. ayetlerde bu duruma işaret edilir:
“Rahman’ın zikrinden (öğüdünden/Kur’an’dan) yüz çeviren kimseye, Biz bir şeytanı musallat ederiz. Artık o, onun ayrılmaz dostudur. Ve şüphesiz bu şeytanlar onları doğru yoldan alıkoyarlar da onlar, kendilerinin doğru yolda olduklarını sanırlar.”
Bu ayet, Kur’an’dan yüz çevirmenin yalnızca bir ihmalkârlık değil; şeytani sapmaya açık kapı bırakmak olduğunu açıkça bildirir. Kur’an’dan uzaklaşan, şeytani düşünceleri hakikat zannetmeye başlar. İnanışlar, törenler, ibadet şekilleri Kur’an’da olmayan uydurmalarla şekillenir; ama kişi hâlâ kendisini Allah’a yakın, İslam’a sadık biri zanneder.
Bu durum günümüzde özellikle din adına uydurulmuş rivayetlerin “iman unsuru” hâline gelmesiyle daha da tehlikeli bir boyut kazanmıştır. İnsanlar Allah’ın kitabını yeterli görmemekte, onun yerine mezheplerin kitaplarını, şeyhlerin sözlerini, hadis kitaplarını esas almakta; ama hâlâ “doğru yoldayız” demektedirler. İşte Zuhruf Suresi bu aldanışı en yalın biçimiyle ifşa eder.
Peki neden bu insanlar hâlâ doğru yolda olduklarını sanmaktadır? Çünkü zikirden —yani Allah’ın öğüdünden, Kur’an’dan— uzaklaşmışlardır. Oysa Rabbimiz, Furkan Suresi 30. ayette Nebi Muhammed’in kıyamet günü şikâyetini şöyle aktarır:
“Ve Nebi dedi ki: Ey Rabbim! Benim kavmim bu Kur’an’ı terk edilmiş (bir kitap) haline getirdiler.”
Yani insanlar Kur’an’ı ya hiç okumamakta, ya da anlamaya çalışmadan yüzeysel bir bağlılık göstermektedir. Bu yüzden zikir terk edilmekte, zikir terk edilince de şeytan devreye girmektedir.
Aynı şekilde Araf Suresi 3. ayette doğrudan şu emir vardır:
“Rabbinizden size indirilene uyun! O’ndan başka velilere uymayın!”
Bu uyarıya rağmen insanlar hâlâ Allah’tan başkasının hükümlerine göre yaşamayı din sanıyorlarsa, kendilerini kandırıyorlar demektir.
Kur’an’a sırt çeviren ama doğru yolda olduğunu sanan kişi yalnızca cehaletin değil, şeytani vesveselerin de etkisi altındadır. Bu kişi, geleneksel olarak öğrendiği rivayetleri, törenleri, hurafeleri din zanneder. İmanının eksik, amelinin bozuk olduğunu düşünmez. Çünkü kendisine musallat olan şeytan, onu rahatlatır; her yaptığını meşrulaştırır. İşte bu, insanın başına gelebilecek en tehlikeli yanılgıdır.
Gerçek kurtuluş, yalnızca Kur’an’a yönelmekle mümkündür. Allah’ın vahyinden uzaklaşmak, farkında olunmadan sapmaya sebep olur. İnsan ancak Kur’an’a sarılarak, Allah’ın rehberliğinde yürüyebilir. Başka hiçbir söz, hiçbir kitap, hiçbir kişi bu yolu doğru biçimde gösteremez.
Selam ve dua ile…
aydinorhon.com