2 Temmuz 2025

Kur’an’a Göre Kadın-Erkek İlişkilerinde Ölçü: Örtünme, Davranış ve Karşılıklı Sınırlar

ile aydinorhon

Kadın-erkek ilişkileri, Kur’an’da hem bireysel hem toplumsal açıdan önemli bir yere sahiptir. Bu ilişkilerde giyim, davranış ve karşılıklı yaklaşım sınırları belirlenmiştir. Kur’an, bu sınırları baskı veya üstünlük amacıyla değil; karşılıklı saygı, iffet ve toplumun ahlakını korumak amacıyla koyar.

Nur Suresi 30-31. ayetlerde Allah şöyle buyurur:

“Mümin erkeklere söyle: Bakışlarını sakınsınlar ve iffetlerini korusunlar. Bu, onlar için daha temizdir. Şüphesiz Allah, onların yaptıklarından haberdardır.” (Nur 24:30)
“Mümin kadınlara da söyle: Bakışlarını sakınsınlar, iffetlerini korusunlar, kendiliğinden görünen dışında ziynetlerini açığa vurmasınlar. Başörtülerini yakalarının üzerine vursunlar…” (Nur 24:31)

Burada bakışların sakınılması emri her iki cins için geçerlidir. Karşılıklı saygının ve ahlakın ilk adımı, niyetin davranışa dönüşmesini engellemektir. Erkekler bakışlarını kontrol altına almadığında, örtünmenin sorumluluğunu tamamen kadınlara yüklemek adaletsiz olur.

Örtünme ile ilgili “ziynet” kavramı sadece kıyafet ve süsü değil, vücut hatları ve bazı davranış biçimlerini de kapsar. Ayette geçen “kendiliğinden görünen dışında” ifadesi, zorunlu durumlarda bazı açıklıkların kabul edilebileceğini belirtir. Mesele örtünmekten çok ölçülü olmaktır.

Ahzab Suresi 33:59’da ise şu buyrulmaktadır:

“Ey Nebi! Eşlerine, kızlarına ve mümin kadınlara söyle: Dışarı çıktıklarında dış örtülerini üzerlerine almaları gerekir. Bu, onların tanınmaları ve incitilmemeleri açısından daha uygundur…”

Bu ayetin amacı kadının toplum içinde tamamen örtülmesi değil, rahatsız edilmekten ve tacize uğramaktan korunmasıdır. Kadının tanınması, saygı görmesi ve ciddiye alınması ön plandadır.

Ahzab Suresi 32-33. ayetlerde kadınların davranışlarına dair uyarılar yer alır:

“Ey Nebi’nin eşleri! Siz herhangi bir kadın gibi değilsiniz… Söz söylerken çekici konuşmayın ki, kalbinde hastalık olanlar kötü şeyler ummasın; fakat doğru söz söyleyin. Evlerinizde vakarla oturun, eski cahiliye döneminin açılıp saçılmasında olduğu gibi kendinizi teşhir etmeyin…” (Ahzab 33:32-33)

Burada söz ve tavırda ölçülü olunması istenir. Kadın ve erkek karşılıklı olarak sınırlarını bilmeli, karşısındakini tahrik etmeyecek ve istismara açık davranışlardan kaçınmalıdır. Bu ayetler aynı zamanda erkeklerin zihnine de mesaj verir: Karşıdaki kişinin davranışını suistimal etmemek gerekir.

Erkeklerin sorumluluğuna Nisa Suresi 4:19 ayeti işaret eder:

“Ey iman edenler! Kadınlara zorla mirasçı olmanız size helâl değildir. Açık bir hayasızlık işlemedikçe, onlara verdiğinizin bir kısmını geri almak için onları sıkıştırmayın. Onlarla güzel geçinin…”

Erkekler kadına karşı nazik, adil ve saygılı olmalıdır. Kadın, Kur’an’da eşya gibi görülmez; erkekler ne bakışta ne sözde ne de davranışta kadına karşı hak ihlalinde bulunmamalıdır.

Ahzab Suresi 35. ayet, kadın ve erkeğin Allah katında ruhsal ve ahlaki eşitliğini belirtir:

“Müslüman erkekler ve Müslüman kadınlar, mümin erkekler ve mümin kadınlar, itaat eden erkekler ve itaat eden kadınlar… Allah bunlara bağışlanma ve büyük bir ödül hazırlamıştır.”

Kadın ve erkek, yaratılış özellikleri ve toplumsal rollerindeki farklılıklar dışında, değer ve sorumluluk bakımından eşittir.

Kur’an, kadın-erkek ilişkilerinde saygı, iffet, denge ve karşılıklı sorumluluk esaslarını koyar. Her iki cins de sınırlarını bilmeli ve karşısındakinin sınırına riayet etmelidir. Bu anlayış toplumsal düzenin temelidir ve adaletin sağlanması için gereklidir.

Selam ve dua ile…
aydinorhon.com