İsa’nın Dönüşü Kur’an’da Yoktur: O da Diğer Faniler Gibi Öldü
Bugün birçok kimse tarafından savunulan “İsa göğe çıkarıldı, ölmedi; kıyametten önce tekrar yeryüzüne gelecek” inancı, aslında Kur’an’a değil, Kur’an dışı rivayetlere dayanmaktadır. Bu inanç, hem Allah’a hem de İsa’ya iftiradır. Kur’an ise bu konuda açık, net ve istikrarlıdır: Yeryüzüne geri dönecek hiçbir ölü yoktur. Her fani, bir kere yaşar ve sonra hesap için diriltilir.
Başlayalım. Öncelikle İsa’nın hayatı ve ölümüyle ilgili en temel ayeti hatırlayalım:
“Hani Allah demişti ki: Ey Meryem oğlu İsa! Ben seni vefat ettireceğim, seni Kendime yükselteceğim ve seni inkâr edenlerden arındıracağım. Sana uyanları kıyamet gününe kadar inkârcıların üstüne geçireceğim. Sonra dönüşünüz Banadır; hakkında ayrılığa düştüğünüz şeylerde aranızda Ben hükmedeceğim.” (Âl-i İmrân 3:55)
Bu ayette geçen “teveffî” kelimesi, Kur’an’da geçen “vefat” kavramının aynısıdır ve ölümü ifade eder. Allah, İsa’ya “Ben seni vefat ettireceğim” diyerek bu gerçeği apaçık ilan eder. Ayette geçen “seni Kendime yükselteceğim” ifadesi ise, onun Allah katında değerli bir makama alınmasıdır. Bu da mecazîdir, fiziksel bir uzaya yükselme anlamı içermez. Çünkü Kur’an’da benzer ifadeler başka insanlar için de kullanılır:
“Onun sözü doğruydu, dereceler sahibiydi. Biz onu yüce bir makama yükselttik.” (Meryem 19:57)
Bu ayet İdris için geçerlidir. Aynı “ref” köküyle gelir. İdris’in de göğe çıktığına dair bir inanç yoktur ama ifade aynıdır. Yani Allah katına “yükselmek”, fiziki bir yolculuk değil, manevi bir makamdır.
Peki, İsa’nın ölümü kesin mi? Evet. Bunu teyit eden başka ayetler de var:
“Onların İsa’yı öldürmediler, asmadılar. Ama onlara (öyle) benzetildi. Onun hakkında ihtilafa düştüler. Bu konuda kesin bilgileri yoktur. Sadece zanna uyuyorlar. Kesin olarak onu öldürmediler.” (Nisâ 4:157)
Bu ayet genellikle “İsa ölmedi, göğe alındı” şeklinde yorumlanır. Ancak devamındaki ayet bu yanlış anlamı düzeltiyor:
“Bilakis, Allah onu Kendisine yükseltti. Allah üstün ve hikmet sahibidir.” (Nisâ 4:158)
Buradaki “yükseltme” de yine fiziksel değil, manevî değer, makam ve itibardır. Kur’an bütünlüğü bunu destekler.
Ancak konu burada bitmez. Şu çok önemli ayet, İsa’nın ölümünü doğrudan kendi ağzından aktarıyor:
“Ben onlara sadece Senin bana emrettiğini söyledim: Benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah’a kulluk edin. Aralarında bulunduğum sürece onların üzerine şahit oldum. Ne zaman ki Sen beni vefat ettirdin, onları gözetleyen yalnız Sen oldun. Zaten Sen her şeye şahitsin.” (Maide 5:117)
Bu ayet mahşer günü İsa’nın Allah’a yapacağı açıklamadır. “Sen beni vefat ettirdikten sonra…” ifadesi açık bir şekilde onun ölümünün gerçekleştiğini ortaya koyar. Burada ne bir “göğe çekilme”, ne bir “ikinci geliş”, ne de bir “bedenle dönüş” inancı vardır. Hepsi sonradan uydurulmuş inançlardır.
Üstelik Kur’an’da çok temel bir ilke vardır: Ölen biri bir daha bu dünyaya dönemez.
“Onlardan birine ölüm geldiğinde der ki: Rabbim, beni geri gönder. Ta ki terk ettiğim dünyada salih bir amel işleyeyim. Hayır! Bu sadece bir sözden ibarettir. Artık arkalarında diriltilecekleri güne kadar bir perde (berzah) vardır.” (Mü’minûn 23:99–100)
Bu ayet, açık bir şekilde her insan için ölümden sonra dönüşün mümkün olmadığını söyler. O hâlde İsa için ayrıcalık iddia etmek, hem Kur’an’a hem de Allah’ın adaletine iftiradır.
Ayrıca Kur’an’ın kıyametle ilgili tüm tasvirlerinde İsa’dan bahsedilmez. Oysa gerçekten “dönmesi” beklenen biri olsaydı, kıyametle ilgili onlarca ayetin birinde mutlaka yer alırdı.
Tam tersine, Kur’an İsa’nın ölü bir beşer olduğunu, yemek yediğini, doğduğunu ve ölümle karşılaşacağını söyler:
“Meryem oğlu Mesih, sadece bir elçidir. Ondan önce de elçiler gelip geçmiştir. Annesi de doğruluktan sapmayan bir kadındı. Her ikisi de yemek yerdi.” (Mâide 5:75)
“Selam üzerime olsun! Doğduğum gün, öleceğim gün ve diriltileceğim gün.” (Meryem 19:33)
Bu son ayette İsa’nın ağzından, doğumu, ölümü ve dirilişi birlikte zikredilir. Yani yaşayacak, ölecek, diriltilecektir. Bu sırayla ve bir kereliğine olur. Tekrar dünyaya dönüş yoktur.
Kur’an’da şu da açıkça belirtilir:
“Sen ölürsün, onlar da ölürler.” (Zümer 39:30)
“Biz senden önce hiçbir beşere ölümsüzlük vermedik.” (Enbiya 21:34)
Bu ayetler çok net bir hüküm verir: Hiçbir beşer ölümsüz değildir. Herkes ölür. Dünya’ya bir daha dönen yoktur. Eğer İsa bugün hayatta olsaydı, bu ayetler geçersiz olurdu (haşa). Eğer kıyametten önce dönecekse, “öldükten sonra dünyaya dönüş yoktur” hükmü boşa çıkmış olurdu.
Demek ki “İsa göğe alındı, hayattadır, kıyametten önce gelecek” inancı hem Kur’an’a hem Allah’ın sünnetine hem de akla aykırıdır. Bu, Allah’a da, resullerine de, Kur’an’a da iftiradır.
Selam ve dua ile…
aydinorhon.com
Formun Altı