ALLAH’IN YOLUNA TUTUNMAK VE HAKİKATİ BULMAK
KISA KISA…
Allah’ın Yoluna Tutunmak ve Hakikati Bulmak
Bir düşün: İnsan denen varlık doğduğu andan itibaren arayışın içindedir. Doğru nedir, yanlış nedir, hangi yolda yürümeliyim gibi sorular aklını meşgul ederken aslında fıtratının sesini duymaya çalışır. Kur’an tam da bu arayışın merkezinde duran bir rehberdir. Çünkü din, insanların kendi hevesiyle şekillendirdiği bir alan değil; doğrudan alemlerin Rabb’i tarafından belirlenen bir hakikat düzenidir. Bu yüzden Zümer 3’te “Dikkat edin! Din yalnızca Allah’a aittir.” denildiğinde, insanın hem zihni hem de kalbi hizalanır. İnsanların ürettiği sözler, rivayetler, gelenekler ne kadar süslü olursa olsun dinin kaynağı Allah’tır ve bu değişmez.
Günümüzde insanlar yüzlerce farklı sesin ortasında kalmış durumda. Sosyal medya, kültürel baskılar, gelenekler, çeşit çeşit öğretiler… Herkes bir şey söylüyor ama Kur’an bize hatırlatıyor: Yol göstermek yalnızca Allah’a aittir. “Yol göstermek de O’na aittir.” (Nahl 9) ayeti, insanın zihnindeki tüm karmaşayı dağıtan bir ışık gibidir. Hakikati arayan kişinin yönelmesi gereken yer bellidir: insanların görüşleri değil, Allah’ın kitabı. Çünkü doğru yolu bilen, belirleyen ve gösteren yalnızca O’dur.
Kur’an’ın sunduğu yol, insanı hem zihnen hem ruhen özgür kılar. Enam 153’te “O, sizin için belirlediği bir yol ve bir din olarak Kur’an’ı indirmiştir.” denilmesi, dinin merkezini tek noktada toplar. Bu ayet, insanın oradan buradan gelen bilgilerle doldurulmuş zihnini temizler ve tek bir ana yola yönlendirir. Kur’an’ın rehberliği eksiksizdir; ne bir fazlalık ister ne de bir eksiğe izin verir. Bu yüzden insanlar tarafından oluşturulan tüm eklemeler aslında yolu bulandırmaktan başka bir işe yaramaz.
Şunu fark ettiğinde içindeki karanlık dağılmaya başlar: Kur’an dışındaki her şey seni yoldan uzaklaştırabilir. Çünkü insanlar duygularıyla, çıkarlarıyla, alışkanlıklarıyla hareket eder. Ama Allah’ın kelamı sabittir, doğrudur, değiştirilemez. Modern hayatın gürültüsü içinde kaybolan insan için Kur’an bir sığınaktır. Bilgi kirliliğinin içinde kafa karışıklığını gideren, hakikati berraklaştıran bir pusuladır. Kur’an’a sarılmak yalnızca dini anlamak için değil, yaşamın tüm alanlarında doğruyu bulmak için de gereklidir.
Düşünsene: Allah bize bir kitap indiriyor; içinde hem hayatın amacı hem de doğru yolun tarifi var. Buna rağmen insanlar bazen insanların sözlerini Allah’ın kelamından daha fazla ciddiye alabiliyor. Halbuki yolun sahibi Allah ise rehber de bellidir. Kur’an’a tutunan birinin kalbi güçlenir, niyeti temizlenir, yürüdüğü yol netleşir. Bu yüzden Kur’an’a sarılmak bir tercih değil; hayatı anlamlandırmanın temel gereğidir.
Bugün birçok insan kendisinin dini yaşadığını zannediyor; ama yaşadığı şey çoğu zaman kültürel alışkanlıkların bir toplamı. Hakiki dine ulaşmak isteyenin önce kalbini gereksiz tüm yüklerden arındırması gerekir. Kur’an dışı kaynakların etkisini kaldırdığında, hakikat kendiliğinden belirginleşir. Çünkü Allah’ın kitabı yeter. İnsanı karanlıktan aydınlığa çıkaran odur. O halde insan neden başka yollar arar ki?
Sonuç olarak, dinin sahibi Allah’tır ve yolu belirleyen de O’dur. Kur’an bu yolun tek rehberidir. İnsanların ürettiği tüm alternatif yollar ne kadar süslü görünürse görünsün hakikate ulaştırmaz. Hakikati isteyen herkesin adresi Kur’an olmalıdır. Anlamak, düşünmek ve ayetlerin rehberliğinde yaşamını şekillendirmek, Allah’ın sunduğu nimete karşı en doğru duruş olur.
Aynı başlıktaki daha kapsamlı bilgiler için aşağıdaki web adresinde yer alan makaleyi inceleyebilirsiniz.
Hakikat Allah’tandır; eksiklik ve hata ise bizim aczimizdendir.
Selam ve esenlik seninle olsun.
aydinorhon.com