Özetle… Rivayetlerin Dinde Kaynak Yapılması Üzerine
Din Allah’ındır ve kaynağı yalnızca O’nun kelamıdır. Allah,
“Bugün sizin için dininizi kemale erdirdim.”
(Maide 5:3)
buyurarak dinin tamamlandığını açıkça ilan etmiştir. Buna rağmen rivayetleri Kur’an’ın önüne geçirmek, insan sözünü Allah’ın sözüyle yarıştırmaktır.
Kur’an, nebinin görevini net biçimde sınırlar:
“Nebi’ye düşen yalnızca apaçık tebliğdir.”
(Nahl 16:35)
Kur’an düşünmeye çağırır:
“Aklınızı kullanmaz mısınız?”
(Bakara 2:44)
Rivayet merkezli anlayış ise sorgulamayı bastırır. Rivayetler çoğaldıkça zan artar:
“Zan, haktan hiçbir şey kazandırmaz.”
(Yunus 10:36)
Kur’an ayrılığı değil birliği hedefler:
“Hep birlikte Allah’ın ipine sarılın, ayrılığa düşmeyin.”
(Ali İmran 3:103)
Allah’ın ipi Kur’an’dır. Kurtuluş; rivayet yığınlarında değil,
“Bu Kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmadık.”
(En’am 6:38)
buyuran Kur’an’a doğrudan sarılmaktadır.
Aynı başlıktaki daha kapsamlı bilgiler için aşağıdaki web adresinde yer alan makaleyi inceleyebilirsiniz.
Gerçek olan Allah’ın lütfu, hata ise benim aczimdendir.
Selam ve esenlik seninle olsun.
aydinorhon.com