4 Mayıs 2026

KUR’AN’A SAYGI                                              

ile aydinorhon

                                                                  
Kur’an’a saygıyı nasıl biliyoruz.
Kur’an’ı kerim göbeğin altından aşağıda tutmamalı. Üzerine ondan başka hiçbir şey konulmaz. Kur’an’ı okurken, bir sureyi bitirmeden diğer sureye geçmemeli. Ve her harfin hakkını vererek okumalıdır. Kur’an’ı âyet âyet okumak önemlidir. Âyet bitince durmalıdır. Yatarken ayak hizasına getirilmez. Yatak odasına kılıfsız konulmaz. Fatiha suresinin en üstte duracak şekilde koymamız gerekir.
Bakarak okumak, ezbere okumaktan daha sevaptır. Manasını bilen de, bilmeyen de ağır ağır ve mümkünse, ağlayarak okumalıdır! Ağlayamayan kimse, ağlıyormuş gibi yapmalıdır. Kur’an’ı tecvide uygun ve güzel sesle okumalı, okurken başka şeyler düşünmemelidir!
Yatarken ayak hizasına getirilmez. Yatak odasına kılıfsız konulmaz. Fatiha suresinin en üstte duracak şekilde koymamız vb. yapılanların Kur’an’a saygı olduğunu zannederiz.
Biz şimdi neye saygı gösterdik. Ağaçtan ve boyadan oluşmuş bir nesneye değil mi? Yüce Allah’ın kitabının içini boşaltmış olmadık mı? Her harfin hakkını seslendirerek veriyoruz; fakat Yüce Allah’ın emirlerinden haberimiz yok. Ağlamış gibi yapıyoruz;  haşa Allah’la alay ediyoruz. Güzel sesle okuyoruz; ama ne okuduğumuzdan haberimiz yok.
Asıl saygı onu anladığınız dilden okuyup hayatınıza taşımamızdan geçer. Aksi halde Kur’an’ın içini boşaltmış oluruz. Elinizi dokunmaya korkar hale geliriz. Ağaç ve mürekkebi kutsallaştırdığımızın farkına bile varmayız; sonra da Kur’an’ı yemin aracına dönüştürüyoruz. “Kur’an Çarpsın ki…..” 
Ülkemiz insanlarının büyük bir bölümü, Kur’an’a el basarak karşısındakine yemin ettirirler. Bu doğruyu söylemek veya söz verdirmek için çok etkili bir yöntem olarak kullanılır. Bu davranış biçimimiz; sembolizmin, ve doğmatizmin kölesi olduğumuzu gösterir.
Bunların tamamı, Yüce Allah’ın kelamına ulaşımı kısıtlama operasyonudur. Her hangi bir kitap statüsüne de sokalım demiyorum; fakat yaptıklarımız konusunda biraz düşünelim. Aklımızı kullanalım. Kur’an’ın içini boşaltmayalım diyorum. Kur’an’ı el üstünde tutarken, elimizin altında olmasını da sağlamalıyız diyorum.
Her cihazın bir kullanma kılavuzu vardır. Yüce Allah bizim için de Kur’an’ı istediği şekilde yaşantımızı geliştirmemiz için göndermiş olduğu kitaptır. İnsanlık mekanizmasının kullanma kılavuzudur. Bilmediğimiz yeni elektronik cihaz aldığımızda ilk önce kullanma kılavuzuna yöneliyoruz. Şahsımız için de Kur’an’a yönelmeliyiz. Önemli olanı anladığımız dilde kur’an’ı okumaktır. Aksi halde beynini yakmış cihaz gibi dolaşırız. Yüce Allah’ın vahyi böyle dolaşanlara kan verir, can verir.
Kur’an’a gösterilmesi gereken gerçek manada saygı, indiriliş amacına uygun davranış biçiminde bulunmaktır. O da, Kur’an’ı anladığımız dilden tane tane okumak, ayetler üzerinde düşünmek, engin mana ve muhtevasını kalbe işlemektir.  Kur’an’a saygı onu hayatımıza taşımakla mümkündür.

Gerçek olan Allah’ın lütfu, hata ise benim aczimdendir.

Selam ve esenlik, hakikati duyanların üzerine olsun.
aydinorhon.com