21 Mayıs 2026

NEDEN İYİLİK VARKEN KÖTÜLÜK DE VAR? – Özet

ile aydinorhon

İnsanlık tarihinin en eski sorularından biri olan iyilik ve kötülüğün bir arada bulunması meselesi, felsefi bir merak olmanın ötesinde insanın anlam arayışının merkezinde yer alır. Hayatın rastgele bir süreç değil, bilinçli bir imtihan sahnesi olduğu gerçeği, bu iki zıt kavramın varlığını anlamlandırmanın ilk adımıdır. Kur’an merkezli bir perspektifle bakıldığında, zıtlıkların birbirini görünür kılması ve insanın özgür iradesiyle sınanması kötülüğün varoluşsal hikmetini açıklar.

Hayatın bir deneme alanı olarak tasarlanması, hem iyi durumların hem de zorlukların birer sınav aracı olmasını beraberinde getirir. İnsanın sınırlı bakış açısıyla ilk anda “kötülük” olarak adlandırdığı pek çok hadise, uzun vadede daha büyük hayırlara kapı aralayabilir. Üstelik dünyadaki kötülüklerin, zulümlerin ve adaletsizliklerin çok büyük bir kısmı, yaratılışın bir hatası değil, bizzat insanın kendi cüzi iradesiyle yaptığı yanlış seçimlerin ve üretimlerin bir sonucudur.

Özgür iradenin bulunmadığı, hatasız çalışmaya programlanmış bir yapıda gerçek anlamda iyilikten ve ahlaki değerden bahsetmek mümkün değildir. Gerçek iyilik, kötülük yapma potansiyeli ve imkanı varken irade gösterip doğruyu, adaleti ve affetmeyi seçmektir. Kötülüğün tamamen ortadan kalkması imtihanın bitmesi, iradenin sıfırlanması ve dolayısıyla iyiliğin de tüm anlamını yitirmesi demektir. Sonuç olarak insan, bu iki zıtlık arasında her gün iyiliği tercih etmek, kötülükle mücadele etmek ve karanlığın içinde ışığı görünür kılmakla görevlendirilmiştir.

Aynı başlıktaki daha kapsamlı bilgiler için aşağıdaki web adresinde yer alan makaleyi inceleyebilirsiniz.

Gerçek olan Allah’ın lütfu, hata ise benim aczimdendir.

Selam ve esenlik, hakikati duyanların üzerine olsun.
aydinorhon.com