ABDEST, GUSÜL VE VAKIA 79’UN İŞARET ETTİĞİ ASIL TEMİZLİK – Özet
Geleneksel fıkıh anlayışı, Vakıa suresi 79. ayette geçen “Ona ancak tertemiz olanlar dokunabilir” ifadesini sadece abdestsiz Kur’an’a dokunulmayacağı şeklinde maddi bir kurala indirgemiştir. Oysa vahyin bütünsel felsefesi incelendiğinde, bu ayetin fiziksel bir temizlikten ziyade zihinsel ve kalbi bir arınmayı hedeflediği görülür. Maddi olarak ne kadar temiz olursa olsun; zihnini hurafelerden, ön yargılardan ve mezhepsel ezberlerden temizlemeyen bir kimse, Kur’an’ın evrensel hakikatine ve ruhuna asla dokunamaz.
Kur’an, mesajını hakkıyla kavrayabilmek için öncelikle duru bir akla ve samimi bir fıtrata ihtiyaç duyar.
“Bu kitap, onda şüphe yoktur; muttakiler için bir rehberdir.”
(Bakara, 2/2)
Ayetin de açıkça belirttiği gibi, vahyin rehberliği ancak kalbini hileden ve art niyetten koruyan kimseler için geçerlidir. Dolayısıyla Kur’an’la bağ kurmadan önce alınması gereken en hayati abdest, zihni beşerî dogmalardan ve taklitçilikten arındırma abdestidir.
Elbette dinin emrettiği abdest ve gusül gibi uygulamalar, Maide suresi 6. ayette sınırları çizilen ve müminin hayatını düzene koyan çok önemli bedensel disiplinlerdir. Ancak şekilsel temizlik tek başına yeterli değildir; çünkü ahlaki ve zihni kirlilik, insanı vahyî gerçekliğe karşı tamamen kör ve sağır hale getirir.
“Onların kalpleri vardır, onunla anlamazlar; gözleri vardır, onunla görmezler; kulakları vardır, onunla işitmezler.”
(Araf, 7/179)
“Çünkü gözler kör olmaz, göğüslerdeki kalpler kör olur.”
(Hac, 22/46)
Günlük hayatta bedenen abdestli olduğu halde kul hakkı yiyen, rüşvet alan ya da Mushaf’ı okurken Allah’ın sözü yerine bağlı olduğu otoritelerin kurallarını hakem kılan insanlar bu çelişkinin en net örneğidir. Bu kimseler kitabın kağıdına dokunsalar bile, onun diriltici soluğuna fersah fersah uzaktırlar. Allah’ın ahirette insandan beklediği yegane öz ise şekilciliğin ötesindeki arınmışlıktır.
“Ona ancak tertemiz olanlar dokunabilir.”
(Vakıa, 56/79)
“O gün ne mal fayda verir ne evlat. Ancak Allah’a kalb-i selim ile gelenler fayda bulur.”
(Şuara, 26/88-89)
Kısacası; gusül bedeni temizler, abdest ibadete hazırlar; fakat Kur’an’ın özüyle bütünleşmek için şart olan asıl unsur zihinsel temizliktir. Ön yargılardan arınmış saf bir akılla vahye teslim olanlar, fiziki şartlar ne olursa olsun Kur’an’ın gerçek muhatabıdır.
Aynı başlıktaki daha kapsamlı bilgiler için aşağıdaki web adresinde yer alan makaleyi inceleyebilirsiniz.
Gerçek olan Allah’ın lütfu, hata ise benim aczimdendir.
Selam ve esenlik, hakikati duyanların üzerine olsun.
aydinorhon.com