Barış Yurdu (Dârü’s-Selâm)
Kur’an’ın ortaya koyduğu barış yurdu kavramı, yalnızca savaşın olmadığı bir coğrafyayı değil; güvenin, adaletin, iç huzurun ve Allah bilinciyle şekillenmiş bir hayatın bütününü ifade eder. “Selâm” kelimesi esenlik, güvenlik ve zarar vermeme anlamı taşır. Allah’ın isimlerinden birinin Selâm (Haşr 59:23) olması, gerçek huzurun kaynağının O olduğunu gösterir. Dolayısıyla barış yurdu, Allah’tan bağımsız bir düzen değil; O’nun rehberliği altında kurulan bir hayat düzenidir.
Kur’an’da bu kavram hem ahirete hem dünyaya bakan yönleriyle ele alınır. En’am 6:127’de “Onlar için Rablerinin katında barış yurdu vardır” buyrularak ahiretteki ebedî huzur vurgulanır. Yunus 10:25 ise çok önemli bir kapı aralar: “Allah barış yurduna çağırır.” Bu ifade, barış yurdunun sadece ölüm sonrası bir ödül olmadığını; insanın daha bu dünyadayken o çağrıya icabet ederek o yola girebileceğini gösterir.
Barış yurdunun temeli zulmün terk edilmesidir. En’am 6:82’de iman edip imanlarına zulüm karıştırmayanlara güven verileceği bildirilir. Zulüm; hakkı yerinden etmek, adaleti bozmak, insanı ve toplumu dengesizliğe sürüklemektir. Zulmün olduğu yerde korku vardır; korkunun olduğu yerde barış olmaz. Bu yüzden Nahl 16:90’da adalet emredilir. Adalet, barış yurdunun toplumsal omurgasıdır.
Bu kavramın bir diğer boyutu iç huzurdur. Ra’d 13:28’e göre “Kalpler ancak Allah’ın zikriyle tatmin olur.” İç dünyasında çatışma yaşayan bir insanın dışarıya kalıcı barış üretmesi mümkün değildir. Bu nedenle barış yurdu önce kalpte başlar. Allah bilinci (takva) arttıkça insan sınırlarını bilir, haksızlık yapmaktan kaçınır ve güvenilir biri hâline gelir (Hucurat 49:13).
Ahiretteki boyutu ise Hicr 15:45-47 ve Furkan 25:75’te tasvir edilir: Kinin çıkarıldığı, güven içinde girilen, selamla karşılanan bir ortam. Bu, barış yurdunun kemale ermiş hâlidir. Dünyada sabırla, adaletle ve salih amelle yürüyenler için orada eksiksiz bir huzur vardır.
Sonuç olarak barış yurdu üç katmanlıdır:
- Kalpte başlar (zulümsüz iman ve Allah bilinciyle),
- Toplumda görünür olur (adalet ve güven ortamıyla),
- Ahirette tamamlanır (korkusuz ve ebedî huzurla).
Kur’an’ın çağrısı, insanı hem iç dünyasında hem sosyal hayatında selâmete yöneltmek; nihayetinde Rabbin katındaki gerçek barış yurduna ulaştırmaktır.
Aynı başlıkta daha kapsamlı bilgiler için aşağıdaki web adresinde yer alan makaleyi inceleyebilirsiniz.
Gerçek olan Allah’ın lütfu, hata ise benim aczimdendir.
Selam ve esenlik, hakikati duyanların üzerine olsun.
aydinorhon.com