Kategori: Kısa Kısa

8 Ocak 2026

Ruh, Ölüm ve Diriliş Üzerine

Kur’an’da ölüm ve diriliş yalnızca biyolojik bir süreç değildir; esas olarak ruh ve bilinçle ilgilidir. Fiziksel olarak yaşayıp ölen bir insanın gözle görünen durumu, hakikati tam olarak yansıtmaz. Kur’an, ölümün bilinç ve kalp hâliyle ilişkili olduğunu vurgular.

8 Ocak 2026

Ruh Nedir? Kur’an’ın Sınır Çizdiği Bir Hakikat

Kur’an’da ruh meselesi, insanın merakını tatmin etmek için değil; sınırlarını fark etmesi için ele alınır. İsra Suresi 85. ayet, bu konudaki temel çerçeveyi çizer: Ruh, Allah’ın “emrindendir” ve insan bu konuda ancak sınırlı bir bilgiye sahiptir. Bu ifade, ruhun önemsizliğini değil; aksine insan aklının onu bütünüyle kuşatamayacağını gösterir. Kur’an, ruhu tanımlanacak bir nesneye dönüştürmek yerine, insanın taşıdığı bir sorumluluk alanı olarak konumlandırır.

7 Ocak 2026

BİR TARİKATÇININ HİKÂYESİ

Bu hikâye sıradan bir insanın gözünden başlıyor:
Bir tarikatçıyla sohbet ettim ve sordum:

— Neden şeyh aracılığıyla tövbe ediyorsunuz? Şeyhin aracılığı olmadan Allah sizi duymuyor mu?

Cevabı basit ama düşündürücüydü:

7 Ocak 2026

ATALARINIZIN DİNİNİ HİÇ SORGULADINIZ MI?

Bu metin, dinin ilk dönemlerindeki sade ve bütüncül yapısı ile zamanla ortaya çıkan mezhep, tarikat ve dini yapılanmalar arasındaki fark üzerine düşünmeye davet eden bir sohbet niteliği taşır. Nebi döneminde ve ilk yıllarda dinin tek bir kaynaktan, Allah’ın vahyinden öğrenildiği; farklı dini etiketlerin ve otoritelerin henüz ortaya çıkmadığı hatırlatılır. Bu durum, bugün yaşanan inanç pratikleriyle karşılaştırıldığında önemli soruları beraberinde getirir.

7 Ocak 2026

MEZHEPLERDEN ÖNCE DİN VARDI

Bir an durup düşünelim… Nebi döneminde mezhep yoktu, tarikat yoktu, dini etiketler yoktu. İnsanlar dinlerini tek bir kaynaktan, Allah’ın vahyinden öğreniyor ve yaşıyordu. Ne zaman ki yorumlar çoğaldı, yollar ayrıldı; din sade olmaktan çıktı, karmaşık hale geldi. Aynı kitaba inandığını söyleyen insanlar, zamanla birbirine zıt hükümler vermeye başladı.

6 Ocak 2026

Allah’a ve Resulüne İtaatin Gerçek Anlamını Derinlemesine Anlamak

Kur’an’ın en çok tartışılan ama aslında en sade olan konularından biri “Allah’a ve Resulüne itaat” meselesidir. İnsanlar bu ifadeyi duyduklarında çoğu zaman iki ayrı otorite, iki ayrı hüküm kaynağı varmış gibi düşünüyor. Oysa Kur’an’ın anlattığı sistem son derece yalın: Allah vahyeder, resul tebliğ eder, biz kabul ederiz. Bu zincir hiç kopmaz ve dinde “itaat” bunun üzerinden şekillenir.