Kategori: Kısa Kısa

3 Mart 2026

Regl Hâli: Yaratılışın Ayeti mi, Yasakların Gölgesi mi?

Kadının ay hâli Kur’an’da tek kelimeyle tanımlanır: “eza” — yani rahatsızlık.

“Sana kadınların ay hâlini sorarlar. De ki: O bir ezadır…” (Bakara, 222)

Ayet yalnızca bir sınır koyar: Cinsel ilişkiye yaklaşmayın.
Namaz, oruç, tavaf yasağı zikredilmez.

3 Mart 2026

CELALEDİN RUMİ’Yİ NE KADAR TANIYORUZ?

Bir insanı sevebiliriz. Şiirinden etkilenebiliriz. Sözlerinde derinlik bulabiliriz. Celaleddin Rumi de birçok insan için böyledir. Fakat mesele sevgi değil, ölçüdür.

Kur’an “Mevla” kavramını Allah’a nispet eder:

“Sen bizim Mevlamızsın.” (Bakara, 286)

3 Mart 2026

Dini Parçalayanlar: İpin Ucunu Kaçırdığımız Yer

Hakikat tek, vahiy tek ve ölçü tek olduğu halde dinin parçalara ayrılması insanın ilahi kaynağın yanına kendi yorumlarını eklemesiyle başlar. Halis din yalnızca Allah’a aittir; onu belirleyen, sınırlarını çizen ve tamamlayan O’dur. Nebiler boyunca gelen mesajın özü değişmemiştir: Tevhid, adalet ve kulluk. Değişen vahiy değil, insanın yaklaşımıdır. Gelenek, kültür, güç mücadelesi ve mezhebi aidiyetler zamanla asli ölçünün önüne geçmiş; böylece birlik zedelenmiştir.

2 Mart 2026

Ateşten Çarmıha: Ruhun Yolculuğu

Kur’an’da ölüm yalnızca biyolojik bir son değildir. “Mevt” kavramı, kimi zaman bedenin sona erişini, kimi zaman da hakikate kapanmış bir bilinci ifade eder. Nitekim En‘âm, 122’de “ölü iken diriltilen” insandan söz edilir; burada ölüm, fiziksel değil, bilinçsel bir hâlidir. Bu nedenle Kur’an’ın ölüm anlayışı çok katmanlıdır.

2 Mart 2026

Kuran’da Mecazi Ölüm: Kalbin Ölümü ve Hakikatten Uzaklaşma

Bu bölümde Kur’an’ın anlattığı mecazi ölüm, yani kalbin ölümü ele alınır. Ölüm yalnızca bedenin sona ermesi değildir; insan hayatta olduğu hâlde hakikate, iyiliğe ve ilahi uyarılara kapalıysa manevi olarak ölü sayılır. Kur’an, kalbin katılaşmasını bu durumun en belirgin işareti olarak gösterir. Katılaşmış kalp görür ama anlamaz, duyar ama etkilenmez; iyiliği fark etmez, uyarıyı önemsemez.

2 Mart 2026

MÜŞRİK NE DEMEKTİR?

Kur’an’a göre müşrik, Allah’ın varlığını inkâr eden değil; Allah’a inandığını söylediği hâlde O’na ortak koşandır. Mesele “Allah var mı?” sorusu değil, Allah’ı tek ve eşsiz kabul edip etmemektir. Kur’an, müşriklerin Allah’ın yaratıcı olduğunu kabul ettiklerini bildirir (Zümer 38); fakat O’na ait yetki, sıfat ve otoriteyi başkalarıyla paylaşmalarını şirk olarak niteler.