İslam’da Tek Kaynak: Kur’an
“Rabbinizden size indirilene uyun! O’nun peşi sıra başka dostlara uymayın!”
(A’râf 7:3)
“Rabbinizden size indirilene uyun! O’nun peşi sıra başka dostlara uymayın!”
(A’râf 7:3)
Kur’an’a göre ölümle birlikte insanın dünya hayatı sona erer, ikinci hayat ise kıyametin kopmasıyla başlar. Ölüm ile diriliş arasında bir bilinç veya cezalandırma süreci bulunmaz.
Kur’an, Allah’ın eksiksiz ve apaçık kitabıdır. Ancak bazı çevreler, bu hakikati kabullenmek yerine, Kur’an’ı değersizleştirme çabasına girerler. Kur’an’ı yetersiz, eksik ve anlaşılmaz göstermeye çalışarak, insanların ona yönelmesini engellemek isterler. Allah bu zihin yapısını Müddessir Suresi’nde şöyle açıklar:
Kur’an, kendini tanıtan bir kitaptır. Ona kulak verenler, onun kim olduğunu bizzat Kur’an’dan öğrenir. O, Allah’ın kelamı, yaşayan bir mucizedir. Sadece 7. yüzyıldaki Arap toplumuna değil, her çağdaki tüm insanlığa hitap eden evrensel bir rehberdir. Kur’an, Allah’ın kelam sıfatının fiili bir tecellisidir. Tüm ilahi kitaplar gibi Allah’tan gelmiştir, ancak Kur’an bu zincirin korunmuş, eksiksiz ve evrensel son halkasıdır. Kur’an’ın Bazı Ayırıcı Özellikleri: Kur’an ibadet kitabı […]
Kur’an’ın temel mesajlarından biri, doğrudan Allah’a yönelmek ve O’nun indirdiği vahye yani Kur’an’a uymaktır. Bu, iman eden herkese yönelik açık ve net bir emirdir. Allah’ın emrine uymanın tek yolu, O’nun Kitabı’na sımsıkı sarılmak, başka kaynakları O’na ortak koşmamak ve yalnızca Kur’an ile yol bulmaktır.
Kardeşim, gel bu meseleyi beraber inceleyelim. Çünkü gerçekten de çokça yanlış yorumlanan ayetlerden biri Haşr Suresi 7. ayette geçen “Resul size ne verdiyse onu alın; sizi neden men ettiyse ondan vazgeçin” ifadesidir. Bu cümle, çoğu zaman bağlamından koparılıp “Muhammed’in söylediği her söz dinin bir parçasıdır” anlayışına dayanak yapılmış. Oysa Kur’an’ın bütünlüğüne baktığımızda bu yaklaşımın yanlış olduğunu net bir şekilde görebiliyoruz.