İman Ettim Demek Yetmez: Kur’an’la Teyit Etmedikçe Aslında Etmedin
Kardeşim, Allah’ın bize bildirdiği şehadet cümlesi Kur’an’da defalarca geçer:
“Lâ ilâhe illallah” — Allah’tan başka ilah yoktur.
Kardeşim, Allah’ın bize bildirdiği şehadet cümlesi Kur’an’da defalarca geçer:
“Lâ ilâhe illallah” — Allah’tan başka ilah yoktur.
Kur’an’da geçen meşhur olaylardan biri, Bakara Suresi’nde anlatılan “ineğin bir parçasıyla ölüye vurma” meselesidir. (Bakara 2:72-73) Bu olay yüzeyde bir mucize gibi görünse de, aslında derin bir mesaj içerir: Gerçek diriliş, ölü bedenlerin değil; ölü kalplerin, donuk zihinlerin ve mühürlü akılların diriltilmesidir.
Kardeşim, bir şeyi hiç düşündün mü: Ya aslında şu anda yaşayan bir ölüysen? Yani nefes alıyorsun, yiyorsun, içiyorsun, belki işe gidiyorsun, hatta ibadet bile yapıyorsun ama gerçekte ölü gibisin. Kur’an bu ihtimali çok ciddiye alıyor ve defalarca uyarıyor.
Şu ifadeye bak! Azgınlığın zirvesinde olan birine bile “yumuşak söz” tavsiye ediliyor. Bu, Kur’an ahlakının derinliğini gösteriyor. Düşün: Zalim, baskıcı, kibirli biri var karşında… Ama Allah diyor ki, bağırma, aşağılamaya kalkma. Belki içindeki o minicik vicdan kıpırdar, belki hatasını anlar. Bu, elçilerin yaklaşım tarzını bize öğretiyor: “Sertlik değil, hikmetli yumuşaklık.”
Kur’an’ı anlamaya çalışırken bazen bazı ayetler bizi zorlar. Hele ki geçmişte duyduklarımızla Kur’an’dakiler çatışıyorsa, işte orada durup düşünmek gerekir. Bugün birlikte Maide Suresi 38 ve 39. ayetlere bakalım. Hani şu çok konuşulan “el kesme” ayeti…
Kardeşim, Kur’an’da dinin sahibi ve hükmün tek sahibi sadece Allah’tır. İnsanların, hele hele din adına hüküm vermeye kalkışanların, Allah’ın sınırlarını aşmaması gerekir. Çünkü din, heveslere, kişisel görüşlere, geleneklere göre şekillenen bir şey değildir.