12 Mart 2026

Kibir: İnsanın Kendine Kurduğu Taht

Kibir, insanın kendini olduğundan büyük görmesi ve başkalarını küçümsemesidir. Kur’an’a göre kibir sadece kötü bir davranış değildir; aynı zamanda insanın hakikati kabul etmesini engelleyen bir kalp hastalığıdır. Kibirli insan çoğu zaman gerçeği anlamadığı için değil, kendini üstün gördüğü için reddeder.

11 Mart 2026

Kur’an’a Dönüş ve Anlama Krizi

Kur’an’a yönelmek yalnızca onu okumakla değil, anlamaya yönelik bilinçli bir çaba ile mümkün olur. Bir metni doğru kavrayabilmek için dil bilgisi tek başına yeterli değildir; kavramların bağlamı, metnin bütünlüğü ve düşünsel derinliği dikkate alınmalıdır. Bu nedenle Kur’an’ı anlamak, kelimeleri tek tek çevirmekten ziyade, onların metin içindeki anlam örgüsünü ve verdiği mesajı kavramayı gerektirir.

11 Mart 2026

Kur’an’a Dönüş ve Anlama Krizi

Asırlar boyunca Kur’an okundu.
Ezberlendi.
Asıldı.
Seslendirildi.

Ama anlaşılmadı.

Bir gün geldi, insanlar tekrar Kur’an’a yönelmeye başladı. Bu güzel bir şeydi. Fakat bu defa başka bir sorun çıktı: Okuyoruz ama doğru mu anlıyoruz?

11 Mart 2026

Sünnetullah: Evrende ve Toplumda Değişmeyen İlahi Yasa

Evren, tesadüflerin ürünü değil; ölçü, denge ve uyum üzerine kurulmuş bir düzendir. Kur’an, insanı göğe ve yaratılışa bakmaya davet ederek bu düzenin kusursuzluğunu fark etmeye çağırır. “Rahman’ın yaratmasında hiçbir uygunsuzluk göremezsin” ifadesi (Mülk, 3-4), varlık âlemindeki uyumun ilahi bir yasaya dayandığını gösterir. Güneş ve ayın belirli bir hesap içinde hareket etmesi (Rahman, 5) ve güneşin kendisi için belirlenen yörüngede akıp gitmesi (Yasin, 38) evrende rastlantı değil, ilahi takdirin bulunduğunu ortaya koyar.

11 Mart 2026

 Sünnetullah: Evrende ve Toplumda Değişmeyen İlahi Yasa

Gözümüzü göğe çevirelim…
Bir kez bakalım. Sonra bir daha bakalım. Kur’an’ın daveti budur.

“O, biri diğeriyle tam bir uyum içinde yedi gök yaratmıştır. Rahman’ın yaratmasında hiçbir uygunsuzluk göremezsin. Gözünü çevir de bak; bir çatlaklık görüyor musun?” (Mülk, 3)

10 Mart 2026

Evlilikte Sınır: Mümin, Ancak Müminle Nikahlanır

Evlilik çoğu zaman iki insanın birbirini sevmesi ve duygusal olarak uyum sağlaması şeklinde görülür. Ancak uzun vadeli bir birliktelikte sadece duygular yeterli olmayabilir. Evlilik aynı zamanda iki kişinin hayat anlayışının, değerlerinin ve inançlarının da bir araya gelmesi anlamına gelir. Kur’an’da evliliğin yalnızca sosyal bir sözleşme değil, aynı zamanda huzur ve dayanışma temeli üzerine kurulan bir birliktelik olduğu ifade edilir. Örneğin Kur’an’da şöyle buyrulur:
“Size kendilerinde huzur bulasınız diye kendi cinsinizden eşler yaratması ve aranıza sevgi ve merhamet koyması O’nun ayetlerindendir.” (Rum 21)