28 Şubat 2026

Salat ve Zekât: Yan Yana Gelen İki Arınma Yolu

Kur’an’ı dikkatle okuyan herkes şunu fark eder: Salat ve zekât çoğu yerde yan yana gelir. Bu birliktelik tesadüf değildir. Aynı kalıp içinde tekrar tekrar anılan iki kavramın, aynı ruhun iki kanadı olduğunu düşünmemiz gerekir. Bir kanat eksik olursa uçuş gerçekleşmez.

27 Şubat 2026

Sadaka: Sistem mi, Vicdan mı?

Sadaka meselesi, Kur’an bütünlüğünde ele alındığında tek boyutlu değildir. Ne yalnızca bireysel bir hayır işi olarak daraltılabilir ne de sadece devlete verilen teknik bir vergiye indirgenebilir. Metin dikkatle okunduğunda iki katmanlı bir yapı ortaya çıkar: biri toplumsal adalet sistemi, diğeri bireysel arınma ve ahlak bilinci.

27 Şubat 2026

Sadaka: Sistem mi, Vicdan mı?

Kur’an’da “sadaka” kelimesi geçtiğinde çoğu insanın zihninde küçük bir bağış canlanır. Oysa metne yaklaştığımızda bunun çok daha kapsamlı bir kavram olduğunu görürüz.

En belirleyici ayetlerden biri şudur:

“Sadakalar ancak fakirler, miskinler, sadaka işinde çalışan görevliler, kalpleri ısındırılacak olanlar, köleler, borçlular, Allah yolunda olanlar ve yolda kalmışlar içindir. Bu Allah’tan bir farzdır.” (Tevbe, 60)

27 Şubat 2026

Camilerimizin Dışını mı, İçini mi İmar Ediyoruz?

Bir şehir düşünün… Minareleri göğe doğru yükselmiş, kubbeleri ihtişamla ışıldayan camilerle dolu. Mermerler parlıyor, avlular geniş, hat yazıları göz kamaştırıyor. Fakat kapısına yaklaştığınızda çoğu zaman kilitli bir kapı ile karşılaşıyorsunuz. İçeri girseniz bile üç-beş saf insan, on beş dakika içinde salatı eda edip dağılıyor. Geriye kalan saatler? Sessizlik… Hatta yalnızlık.

26 Şubat 2026

Kur’an’a Saygı Nedir, Nerede Başlar?

Kur’an’a saygıyı nasıl biliyoruz? Daha doğrusu, bize öğretilen saygı biçimleri gerçekten Kur’an’ın kendisinin öğrettiği saygı mıdır? Çoğumuzun zihninde saygı; mushafı yüksek bir yere koymak, abdestsiz dokunmamak, yere düşürmemek, üzerine başka kitap koymamak, güzel sesle okumak gibi davranışlarla eş anlamlıdır. Bunların bir kısmı edep çerçevesinde anlamlı olabilir. Fakat şu soruyu kendimize sormadan geçebilir miyiz: Biz Kur’an’ın kendisine mi saygı gösteriyoruz, yoksa Kur’an’ın maddi taşıyıcısına mı?