SEN İSTEMEDEN ALLAH SENİ CEZALANDIRMAZ – Özet
İnsan çoğu zaman düşünür: “Acaba Allah bana ceza verir mi, yoksa bağışlar mı?” Bu soru, İslam toplumlarında sıkça yanlış anlaşılan bir konudur. Kimi zaman insanlar, Allah’ın bazı kişilere hidayet verip bazılarını saptırdığını, bazılarını bağışlayıp bazılarını cezalandırdığını düşünür. Oysa gerçek tam olarak böyle değildir. Allah katında herkes eşittir; kimseye özel bir müdahale söz konusu değildir. İnsanların değer ölçüsü, onların takva ve çabalarıyla ilgilidir.
Allah, insanı akıl ve irade sahibi olarak yaratmıştır. Hayat, ölüm ve dünya deneyimi, insanın davranışlarını test etmek için verilmiştir: “O, amel bakımından hanginizin daha iyi olacağını denemek için ölümü ve hayatı yarattı” (67/2). İnsan, hayatı boyunca nefsiyle ve onun getirdiği fısk ile takva ile gelen yönlendirmeler arasında seçimler yapar. İyiye yönelmek onu daha çok iyiye, kötüye yönelmek onu daha çok kötüye götürür. Bu seçimler kişinin kendi elindedir; Allah sadece doğru yolu gösterir, sonuçlara katlanmak ise insanın kendi sorumluluğudur.
Dünya hayatı, insanların özgür iradeleriyle yönlerini seçtikleri bir sınav alanıdır. Allah, kimseyi istemediği halde doğruya sevk etmez, kimseyi istemediği halde saptırmaz ve kimseyi istemediği halde bağışlamaz. İnsanlar, yollarını seçerken karşılarına çıkan güçlükler, engeller ve imtihanlarla karşılaşırlar. Bu, bir öğretmenin öğrencisine verdiği not gibidir: Öğrenci soruları doğru cevaplamadığında, hak ettiği kadarını alır. Allah da insanın dünya hayatındaki her davranışını kaydeder ve her bir seçimin karşılığını verir: “Her insanın da kuşunu boynunda kendine takmışızdır” (17/13).
Evrenin yasaları, doğa düzeni, insanlar arasındaki farklılıklar, sahip olunan yetenekler ve mallar da birer imtihandır. Dünya hayatının zenginliği ya da rahatlığı, ahiret için bir garanti değildir. Hakkıyla ve adilane davranmak, Allah’ın gösterdiği yolu izlemek ve özgür iradeyle iyiyi seçmek, insanı kurtuluşa götürür.
Sonuç olarak, hidayet, bağış ve saptırma, insanın kendi isteği ve çabasıyla ilgilidir. İstemedikçe Allah, kimseye hidayet vermez, kimseyi saptırmaz ve kimseyi bağışlamaz. Dünya hayatında alınacak dersler, yapılacak seçimler ve gösterilecek çabalar, insanın ahiretindeki durumunu belirler. İnsan, kendi iradesiyle doğru yolu seçerse mutluluğa ve Allah’ın rahmetine kavuşur; yanlış yolu seçerse, sorumluluğu tamamen kendisine aittir.
Özetle, insanın kendi iradesi ve istemesi, Allah’ın adaletinin ve rahmetinin anahtarıdır. Kendi seçimlerimizin farkında olmak ve irademizi doğru kullanmak, hem dünya hem de ahiret hayatında gerçek güvenceyi sağlar.
Aynı başlıktaki daha kapsamlı bilgiler için aşağıdaki web adresinde yer alan makaleyi inceleyebilirsiniz.
Gerçek olan Allah’ın lütfu, hata ise benim aczimdendir.
Selam ve esenlik, hakikati duyanların üzerine olsun.
aydinorhon.com