1 Ocak 2025

Şirk ve İlahi Nitelikler Üzerine Sohbet: Yunus Suresi 18. Ayet

ile aydinorhon

Kardeşim, Kur’an’ın en çok üzerinde durduğu meselelerden biri Allah’a ortak koşma, yani şirk meselesidir. Çünkü şirk, sadece yanlış bir inanç değil, insanın Allah’a karşı en büyük haksızlığıdır. Allah’ın tekliğini, üstünlüğünü ve mutlak otoritesini gölgeleyen her yaklaşım, şirk kapısını aralar.

Yunus Suresi 18. ayet tam da bu noktada bize çok çarpıcı bir uyarı yapıyor. Ayette şöyle buyruluyor:

“Onlar Allah’ın peşi sıra kendilerine zarar da yarar da sağlamayacak şeylere tapıyorlar ve ‘Bunlar, Allah katında bizim şefaatçilerimizdir’ diyorlar. De ki: ‘Siz Allah’a göklerde ve yerde bilemeyeceği bir şeyi mi bildiriyorsunuz!’ O, onların ortak koştuklarından yüce ve uzaktır.” (Yunus 10/18)

Bak, burada çok net bir nokta var: İnsanlar, Allah’tan başka şeylere yöneliyor, onlara “şefaatçi” rolü biçiyor. Oysa zarar da fayda da yalnızca Allah’ın elindedir. Allah’tan başka kimse, kendi başına kimseye fayda veremez, zarar da dokunamaz. İnsanların uydurduğu “şefaatçiler” aslında kendi arzularının, beklentilerinin ürünüdür.

Bugün hâlâ aynı yanlışa düşenler var. Bir insanı veya bir nesneyi Allah’ın yanında aracı görmek, ona ilahi nitelikler yakıştırmak demektir. İşte bu, tevhid inancına aykırıdır. Çünkü şefaat yalnızca Allah’a aittir. Hiç kimsenin kendi başına Allah’ın hükmünü değiştirme, birini kurtarma ya da birini kayırma yetkisi yoktur. Eğer böyle düşünülürse, kişi farkında olmadan şirkin içine düşer.

Aslında bu ayet bize şunu söylüyor: İnancını sorgula. “Ben gerçekten Allah’a mı dayanıyorum, yoksa Allah’tan başka şeylere de güç atfediyor muyum?” sorusunu sormak zorundayız. Çünkü Allah’ın bize yüklediği tek görev, yalnızca O’na yönelmek, O’na güvenmek ve O’na kulluk etmektir. Başkalarına paye biçmek, dini Allah’tan başkasına dayandırmak demektir.

Kardeşim, şunu da unutma: Allah’ın birliğine iman etmek, sadece dilimizle “La ilahe illallah” demek değildir. Bu sözü yaşamak gerekir. Eğer gerçekten kalbimizle inanıyor ve hayatımızı bu temele göre düzenliyorsak, o zaman tevhid üzereyiz. Ama birilerini aracı yapmaya, birilerinden medet ummaya kalkarsak, işte orada büyük bir tehlike var.

Yunus 18 bize çok önemli bir yol gösteriyor: İnancımızı da ibadetimizi de yalnızca Allah’a yöneltelim. Çünkü Allah’ın dışında kimsenin elinde bir güç yoktur. “Şefaatçi” diye gösterilen her şey aslında boş bir vehimdir. O yüzden, Kur’an’ın rehberliği bize her zaman güvenli bir yol açar.

Selam ve dua ile…
aydinorhon.com