Nebi Muhammed’e, “Eğer sen olmasaydın, âlemleri yaratmazdım.” cümlesinin yakıştırıldığını çoğumuz duymuşuzdur. Bu ifade, İslam inancında Muhammed’in özel bir yere sahip olduğunu vurgulamakta, ancak bu cümlenin doğruluğu üzerine düşünmek gerekmektedir. Gerçekten de, Muhammed olmasaydı âlemler yaratılmaz mıydı?
Bu sorunun cevabını Kur’an-ı Kerim’e başvurarak arayalım. Al-i İmran Suresi’nin 144. ayetinde şöyle buyrulmaktadır: “Muhammed sadece bir elçidir. Ondan önce de elçiler elbette geçmiştir. O ölür veya öldürülürse, topuklarınız üzerine (geriye, eski dininize) mi döneceksiniz? Kim (böyle) iki topuğu üzerine (geri) dönerse, (bilsin ki) Allah’a asla zarar veremeyecektir. Allah şükredenleri ileride ödüllendirecektir.”
Bu ayet, Muhammed’in bir elçi olduğunu ve ondan önce de birçok elçinin geldiğini belirtmektedir. Bu durum, İslam inancında elçilerin bir zincir halinde geldiğini ve her birinin kendi döneminde önemli bir rol oynadığını göstermektedir. Dolayısıyla, Muhammed’in varlığı, elçilik görevini yerine getiren bir kişi olarak değerlendirilmeli, ancak âlemlerin yaratılışı ile ilgili olan durumun daha geniş bir perspektiften ele alınması gerektiği anlaşılmaktadır.
Ayrıca, Zariyat Suresi 56. ayetinde, “Ben cinleri ve insanları, sadece bana kulluk etsinler diye yarattım.” buyrulmaktadır. Bu ayet, yaratılışın esas amacının Allah’a kulluk olduğunu açıkça ifade eder. Yani, âlemlerin yaratılışı, yalnızca bir elçinin varlığına bağlı değildir; Allah, dilediği zaman dilediği şekilde yaratma kudretine sahiptir. Bu nedenle, “Eğer sen olmasaydın, âlemleri yaratmazdım.” ifadesi, uydurulmuş dine aittir. Allah’ın kitabında yeri yoktur. Dolayısıyla yaratılışın özünü ve Allah’ın kudretini tam olarak yansıtmaz.
Nisa Suresi 150-152. ayetlerinde, Allah’ı ve elçilerini inkâr edenlerin gerçek kâfirler olduğu belirtilmektedir. Bu ayetler, inançta ayrım yapmanın ve Allah ile elçileri arasında bir fark gözetmenin ne denli tehlikeli olduğunu vurgular. İman edenlerin ise, Allah’a ve elçilerine tam bir bağlılık göstermeleri gerektiği ifade edilmektedir. Bu bağlamda, Muhammed’in varlığı ve elçilik görevi, inanç sisteminin bütünlüğü açısından kritik bir öneme sahiptir.
Muhammed’in varlığı, İslam’ın ve insanlığın tarihi açısından büyük bir öneme sahiptir. Ancak, âlemlerin yaratılışı ve varoluşu, yalnızca bir elçinin varlığına bağlı değildir. Allah, dilediği zaman dilediği şekilde yaratma kudretine sahiptir.
Selam ve dua ile…
aydinorhon.com
Yazı gezinmesi
Aydın Orhon, 1953 yılında Çorum'da doğmuştur. 1975 yılından bu yana yaşamını İstanbul'da sürdürmektedir. Hayatının önemli bir bölümünü iş dünyasında geçirmiş, bunun yanında Kur’an üzerine araştırma ve incelemelerini kesintisiz olarak sürdürmüştür. Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi mezunu olan Orhon, eğitim alanında meslek hayatına devam etmemiştir. Bunun yerine özel sektörde çeşitli görevler üstlenmiş; farklı şirketlerde Yönetim Kurulu Üyeliği, Genel Müdürlük ve Yönetim Kurulu Başkanlığı yapmıştır. İş hayatı boyunca edindiği tecrübe ve birikimi, hayatın farklı alanlarında değerlendirme imkânı bulmuştur. Aydın Orhon kendisini bir yazar veya din âliminden çok, Allah’ın kitabını anlamaya ve yaşamaya çalışan bir Kur’an talebesi olarak tanımlamaktadır. Uzun yıllardır Kur’an’ın mesajını, kavramlarını ve insan hayatına yönelik çağrısını araştırmakta; elde ettiği sonuçları yazıları ve kitapları aracılığıyla okuyucularla paylaşmaktadır. Özellikle son yıllarda çalışmalarını yoğunlaştıran Orhon, Kur’an’ın kendi bütünlüğü içerisinde anlaşılması gerektiği düşüncesi üzerinde durmaktadır. Ona göre insanların inançlarını, geleneklerini ve din anlayışlarını Allah’ın kitabı ışığında yeniden değerlendirmeleri büyük önem taşımaktadır. Bu amaçla kaleme aldığı eserlerinde okuyucuyu düşünmeye, sorgulamaya ve Kur’an üzerinde doğrudan tefekkür etmeye davet etmektedir. Hakikat Serisi’nin ilk kitabı olan “İnandığın Din Kimin?” yayımlanmıştır. Bu eser, inanç ve din anlayışının kaynağını Kur’an merkezli bir bakış açısıyla ele almaktadır. Allah izin verirse, Hakikat Serisi yeni kitaplarla devam edecek; Kur’an’ın mesajını farklı yönleriyle ele alan çalışmalar okuyucuyla buluşmayı sürdürecektir. Aydın Orhon, bugün de çalışmalarına İstanbul’da devam etmekte; araştırma, inceleme ve yazım faaliyetlerini sürdürmektedir.